Danimarka hükümetinin açık fikri şudur ki, yolculuk için ihtiyacımız olan şeylerden biri yeşil bir yoldur.Eylem için çok güçlü nedenlerin olduğu inkar edilmez bir gerçektir.Gelecek on yılda dünyada çok daha fazla insan hayal ettiği modern yaşam stiline kavuşacak .Enerji için global ihtiyaçlar araba olarak , buzdolabı olarak artmaya devam edecek ve bu durum çoğu insan için yaşam tarzının bir parçası haline gelecek.

Bizim yaşam stilimiz geçmişten beri petrol,kömür ve doğalgaz’ı ucuz ve kolay elde etmeye programlanmıştır.Bu yol gelecekte bize açılacak bir seçenek değildir .iklim değişikliğinin ikiz güçlerinden artan baskıyla ve sınırlı avlanma ve fosil yakıtların daha marjinal kaynakları ile karşı karşıya kalacağız.Birilerini aklına gelecek şey şu ki,bu iki güç eyleme geçmek için yeterli bir teşvik olacak.

Danimarka hükümetinin 2050 yılındaki hedefi Danimarka’yı fosil yakıtlardan kurtarmaktır.Winston Churchill önemsenen sözü şu ki ‘ strateji güzel olsada nadiren sonuca bakmalısın.’ Danimarka hükümeti son zamanlarda ‘ Enerji Stratejisi 2050 ‘ takdim etti. Üstelik, Danimarka İklim ve Enerji Bakanı Dr Lykke Friis tarafından enerji bağımsızlığı bildirisi olarak (petrol,kömür ve gazdan bağımsızlık) gönderildi.

Strateji açık olarak bu iddialı hedefe karşı ilk adım olarak tanımlıyor.Çoğu önemli bir şekilde bu, danimarkada yalnızca gelecek on yılda fosil yakıtlar üzerinde % 33 oranında bir azalmaya yol açacak.1980 den 2010’a kadar Danimarkada yenilenebilen enerji paylaşımı % 3 ten % 19 ‘a yükseldi.Yeşil enerji temel alınarak rüzgar ve biyyokütle tarafından üretilecek olan bizim üçüncü enerjimiz vasıtasıyla bu strateji 2020 de % 33’e kadar yükselmeye devam edecek.Nükleer -bahsedilmeli-fosil bağımsızlığın bir parçası değildir.

Sabit bir enerji sistemiyle uyumlu rüzgar gücünün paylaşımı ne kadar büyüktür? Danimarka bu durumda üst sınıra henüz ulaşmadı.2020 de neredeyse Danimarka elektiriğinin yarısı rüzgar gücüyle sağlanacak . Diğer % 20 sı biyokütleden gelecek.Elektiriğimizi bir bölgesel çevre şebekesine bağlayarak ve biyo kütle tarafından doldurulan fazla kapasiteye sahip olarak Danimarka sabit bir enerji sistemine devam edecek. Diğer yandan iş başarılı süper yeşil şirketlere dönüşümü bekliyor. Örnek olarak, bir şirketin enerji verimliliği ölçümleri birkaç yıl içinde sık sık geri ödenir. ileride enerji faturaları üzerinde tasarruflar şirketin iç dinamiğini güçlendirmek için salınabilir. Bunun gibi, yeşil teknoloji için servis ve sistem için büyük bir global pazar mevcuttur.Danimarka’nın karbon ışık adımlarını daha fazla hükümetler takip ettiğinde bu ticari pazar büyüyecek.Fakat tabi ki böyle bir strateji Danimarka halkı için büyük bir gider anlamına gelecek mi?Cevap hayırdır.Yenilenebilen enerjinin genişliği elektrik tüketicileri tarfından ödenenlerle finanse edilir fakat yenilenebilen enerjinin artan verimliliği 2020 de yenilenebilen enerjinin %33’nun tüketici giderlerinin 2002 de % 11 den daha düşük olacağı anlamına gelir.

Bu yüzden ilginç bir şekilde dönüşüm , ucuzdur ve iş rekabeti zarar görmedi.Hükümetin tahminleri bir evin aylık en yüksek (2020) etiket fiyatı yaklaşık 10euro dur ve fiyat etiketi sadece bu seviyede yavaş bir şekilde artacak.Danimarka hükümetine göre bu fosil yakıt fiyatlarında ve Danimarka’nın gelecekteki enerji güvenliğinde bir katı yatırımda beklenmeyen artışa karşı makul bir sigorta politikasıdır.