CAZİP YERLER / TOP 30

Danimarka’da her zevke uygun cazip, gezip görülecek yerler vardırve bunların çoğu yürüme mesafesindedir. Şehrin en ünlü 3 cazip noktası, muhtemelen 100 yıldan daha eski bir eğlence parkı olan Tivoli Bahçeleri, Küçük Denizkızı ve Christiana kasabasıdır. Fakat Kopenhag’ın sunacağı daha çok fazla şey vardır. 1043’lere kadar dayanan tarihiyle şehir, tarihi mekanlar, önemli yapılar ve ilginç manzara ve müzelerle doludur. Amalienborg Sarayı’nı -kraliyet ailesinin malikanesi- mutlaka ziyaret edin ve Stroget alışveriş sokağına doğru yürüyün. Aşağıda Kopenhag’da ve başkent bölgesinde en çok ziyaret edilen 30 yer rehberini bulacaksınız.

THE LITTLE MERMAID / KÜÇÜK DENİZKIZI

THE LITTLE MERMAID

THE LITTLE MERMAID

 

Langelinje Pier’de Kopenhag’ın en çok turist çeken yerlerinden birini bulacaksınız: The Little Mermaid heykeli. 23 Ağustos 2013 tarihinde 100 yaşına girdi.

23 Ağustos 1913’te ortaya çıkan The Little Mermaid, Danimarkalı biracı Carl Jacobsen tarafından Kopenhag şehrine hediye edilmiştir.

Heykel, bronz ve granitten yapılmış olup Hans Christian Andersen’in karadaki genç ve yakışıklı prensle birleşmek için her şeyden vazgeçen bir denizkızı hakkındaki peri masalından ilham alınarak yapılmıştır.

Her sabah ve her akşam denizin dibinden yüzeye doğru yüzer, sudaki kayalara oturur ve özleyen gözlerle sevgili prensinin bakışlarını yakalamak umuduyla kıyıya doğru bakarmış.

Aşık Oldum

Carl Jacobsen, Kopenhag’daki Asil Danimarka Tiyatrosu’nda bu peri masalından uyarlanan bir bale performansı izledikten sonra karaktere aşık olmuştur.

Biracı, hem peri masalına hem de baleye kendini öyle kaptırmış ki  heykeltıraş Edvard Eriksen’ bu denizkızının bir heykelini yapması için yetki vermiş.

Bir Balerinden İlham Alınmış

Heykel, 1909’da Asil Tiyatro’da Küçük Denizkızı balesinde başrol oynayan balerin Ellen Price’dan ilham alınarak yapılmış.

Ancak Ellen Price, Edvard Eriksen için çıplak modellik yapmamıştır. Bu sebeple Eriksen’in eşi,Eline Eriksen, Küçük Denizkızı heykeli için poz vermiştir.

Kafasız Denizkızı

Küçük Denizkızı birkaç kez vandalizmin kurbanı olmuştur. İki kez başından vurulmuş, bir kez kolu kesilmiş ve birkaç kez de üzerine boya dökülmüştür.

Fakat her defasında kurtarılmış ve restore edilmiştir. Böylece su kenarındaki yerine korumuş ve Kopenhag Limanı’nda ziyeretçilerini selamlamıştır.

ALTERNATİF CHRISTIANIA

Özgür kasaba Christiania, özerk yerlilerinin farklı hayat tarzlarıyla ünlü Kopenhag’ın yeşil ve arabasız bir bölgesidir. Bölge,1971 yılında bölgedeki bazı terk edilmiş askeri barakaları işgal eden ve Danimarka hükümetinden tamamen bağımsız olarak kendi toplum kurallarını koyan bir grup hippi tarafından kurulmuştur.

Christiania, Danimarka hükümeti ve yerli Christianialılar arasında 40 yıldır sürekli devam eden kargaşa ve tartışmalarla özel koşullar altında varlığını sürdürmektedir. Christiania’nın geleceği konusunda yıllarca süren belirsizliğin ardından 2011 yılında bir anlaşmaya varıldı ve Özgür Kasaba Christiania adında bir kuruluş kuruldu. Kuruluş şimdilerde surlarla korunan alan dışındaki tüm Christiania bölgesine sahip ve halen devlet tarfından sahip olunan surlardaki arazileri ve binaları kiralamakta. Paranın büyük bir kısmı ise sembolik Christiania paylaşımları satılarak toplanıyor.

Özgür Kasaba Christiania, evlerin, iş yerlerinin, sanat galerilerinin, müzik salonlarının, ucuz ve organik restoranların ve güzel doğanın bir karışımıdır. Halen toplum içinde başka bir toplumdur,örneğin; Christiania’da bir ev satın alamazsınız. Bunun için önce başvurmanız gerekir, eğer başarılı olursa o zaman size verilir. Bölge, halka açıktır- Christianialılar tarafından işetilen rehberli turlar bile vardır.

NYHAVN

Özellikle yaz boyunca Nyhavn, uzun bir günü sonlandırmak için en mükemmel yerdir. Sıcak restoranlardan birinde akşam yemeği yiyin ya da yakın dükkanlardan birinden bir bira alın ve rıhtımda ayaklarınızı dinlendirin.

Nyhavn, aslında dünyanın dört bir yanından gemilerin doka attığı yoğun bir ticaret alanıydı. Bölge denizcilerle, zevk düşkünü leydilerle, barlarla ve tavernalarla doluydu.

Bugünlerde, eski güzel evler yenilenmiş ve klas restoranlar eski limana nüfuz etmiş durumda. Nyhavn, kanal kenarındaki rahatlatıcı atmosferin, caz müziğin ve muhteşem yemeklerin tadını çıkaran insanlarla doludur.

Hans Christian Andersen’s Nyhavn

Nyhavn’daki 9 numaralı ev, bölgede 1681’lere dayanan tarihiyle en eski evdir. Evin tasarımı o zamandan beri hiç değiştirilmemiştir.

Nyhavn iskelesinde sıralanan evlerin çoğu, meşhur sanatçılara aittir.

Hans Christian Andersen bir zamanlar 20 numarada yaşamıştır. Burası, ”The Tinder-Box”, ”Little Claus ve Big Claus”, ”The Princess and the Pea” masallarını yazdığı yerdir. Ayrıca, 67 numarada 20 yıl ve 18 numarada da 2 yıl yaşamıştır.

STROGET

Kopenhag’ın en büyük alışveriş bölgesi, şehrin kalbinde yer alan Stroget’te bulunur.

Strøget, bütçe dostu zincirlerden dünyanın en pahalı markalarına kadar  birçok zengin dükkan seçeneğiyle Avrupa’nın en uzun yaya caddelerinden biridir. Uzunluğu 1.1 km uzunluğundadır ve şehir meydanı Rådhuspladsen’den Kongens Nytorv’a kadar uzanır.

Strøget, 1800’lerden beri kullanılan bir rumuzdur ve Frederiksberggade, Nygade, Vimmelskaftet, Østergade ve Nytorv Meydanı, Gammeltorv Meydanı ve Amagertorv Meydanı’nı içerir.

Alışveriş ve Manzara

Strøget, en çok alışverişle ünlüdür. Prada, Max Mara, Louis Vuitton, Mulberry, Hermès ve Boss gibi büyük uluslararası markalar Kongens Nytorv’a açılan caddenin sonunda yer alır.

Eğer bütçeniz sınırlıysa, Strøget’den H&M, Vero Moda, Weekday ve Zara gibi dükkanları bulabileceğiniz şehir merkezine doğru devam edin.

Strøgetde Alışveriş İçin Büyük Kılavuzumuzu Okuyun

Ancak Strøget yalnızca alışveriş yeri değildir. Alışveriş eğlenceniz boyunca yan sokaklara da göz atarsanız Helligåndskirken,Amagertorv Meydanı’nda Stork Çeşmesi ve Nytorv Meydanı’ndaki adliye ve Gammeltorv Meydanı’nın arkasındaki Taçlı Prens Frederik ve Taçlı Prenses Mary’nin evlendiği Leydimizin Kilisesi(Vor Frue Kirke) gibi Kopenhag’ın güzel ve cazip birkaç yerini görebilirsiniz.

Amagertorv’dan parlamentonun yer aldığı Christiansborg Sarayı’na giden kanalı görebilirsiniz. Kopenhag şehri kulesiyle şehir meydanını (Rådhuspladsen) ve Strøget’in diğer ucundaki Nyhavn ve Royal Danimarka Tiyatrosu’yla güzel Kongens Nytorv meydanını unutmayın.

Ve Sokak Performansları

Strøget sokak sanatçıları için popüler bir mekandır. Özellikle Amagertorv Meydanı’nda sık sık akrobat, sihirbaz ve müzisyen performansları görebilirsiniz. Şehir meydannın yanındaki sokakların bitiminde üç bardaktan birinin altındaki bir topun nerede olduğunu yoldan geçenlerden tahmin etmesini isteyen bir oyun üzerinden para götüren sahtekarlara dikkat etmelisiniz.

AMALIENBORG SARAYI

Amalienborg, Danimarkalı Rococco mimarının en büyük işlerinden bir olarak kabul edilir ve 1700’lerde inşa edilmiştir.

Amalienborg4 aynı binadan oluşur- VII.Christian’ın Sarayı (misafirhane olarak kullanılır ve Moltke’nin Sarayı olarak da bilinir.), VIII. Christian’ın Sarayı (Prens Joachim ve Prenses Benedikte’e misafirhane olarak kullaılır ve Levetzau’nun Sarayı olarak da bilinir), VIII Frederik’in Sarayı ( Brockdorff’un Sarayı olarak da bilinir,kraliyet ailesinin evidir) ve IX.Christian’ın Sarayı( kraliçe ve prens Consort’un evidir ve Schack Sarayı olarak da bilinir). Saray meydanının ortasında 1771’den Kral V.Frederik’in heykeli bulunmaktadır.

VIII. Christian’ın sarayındaki Amalienborg Müzesi’nde kraliyet ailesinin geçmişini ve bugününü tecrübe edebilirsiniz. Müze, son kralların ve kraliçelerin çoğunun özel iç dekorlarını ve birçok geleneğiyle birlikte bugünkü monarşi üzerine bir sergi sunar.

Asil Muhafızların Değişimi

Amalienborg, Den Kongelige Livgarde denen Asil Muhafızlarıyla bilinir. Rosenborg Kalesi’ndeki barakalarından Kopenhag sokaklarına yürüyüp öğlen 12’de muhafızların değişimlerinin gerçekleştiği Amalienborg’da sonlandırırken muhafızların değişimini tecrübe edebilirsiniz. Rota değişir. 3 tip nöbet vardır. Kral nöbeti, teğmen nöbeti ve saray nöbeti.

Kral nöbeti, kraliçe IX.Christian’ın sarayındaki yerine aldığı zaman başlar. Bu nöbet aralarında en önemlisidir ve bugünkü Danimarka bayrağıyla yapılan tek nöbettir. Kral nöbeti, bir yüzbaşı ya da binbaşının komandosu altında gerçekleşir ve muhafızlar saat 11.27’de Gothersgade’daki Asil Muhafız barakalarından ayrılırlar.

Teğmen nöbeti, monarşi yapılamayıp Prens Frederik, Prens Joachim, Prenses Benedikte ya da Prens Consorrt kral vekili olarak görev aldıığında başlar. Bu nöbetin uzunluğu sarayda ikamet ettiği önceden söylenen kaç kişinin olduğuna bağlıdır. Teğmen nöbeti, bir yüzbaşı ya da teğmenin komandosun altında yapılır ve muhafızlar saat 11.30’da Gothersgade’daki Asil Muhafız barakalarından ayrılırlar.

Saray nöbeti, sarayda kraliyet ailesinden hiçbir ferdin bulunmaması halinde başlar ve aralarında en küçüğüdür. Saray nöbeti bir çavuşun komandosu altında yapılır ve muhafızlar Asil Muhafız barakalarından saat 11.32’de ayrılırlar.

Hem kral hem de teğmen nöbetine müzik ve trompetle eşlik edilir. 16 Nisan’daki kraliçenin doğum günü gibi özel durumlarda, Asil Muhafızlar kırmızı gard giyer ve zırhlarının üzerinde şenlik bayrakları bulunur.

TIVOLI BAHÇELERİ

Kopenhag’daki Tivoli Bahçeleri eğlence parkı, şehre gelen genç yaşlı tüm turistlerin mutlaka uğraması gereken bir yerdir. Tivoli, şehir merkezinden birkaç dakika yürüme mesafesi uzaklığında yer alır ve Kopenhag Merkez İstasyonu’yla yakın muhitlerde bulunduklarından ulaşımı kolaydır.

Tivoli Bahçeleri 1843’te kurulmuştur ve zamanlar milli bir hazine ve uluslararası bir turizm merkezi haline gelmiştir. Peri masalı yazarı Hans Christian Andersen de Walt Disney ve bahçelere aşık olan diğer birçok ünlü gibi burayı birçok kez ziyaret etmiştir.

Tivoli Bahçeleri’nin sırrı; herkes için bir şey barındırıyor olmasıdır. Egzotik mimarisi, tarihi yapıları ve bereketli bahçeleriyle güzel bir manzaraya sahiptir. Gece olunca binlerce renkli ışık tamamen eşsiz bir peri masalı atmosferi yaratır.

Büyülü ve Nostaljik Turlar

Turlar Tivoli’nin mimarisini ve bahçelerini görecek şekilde düzenlenmiştir. Bazı turlar mükemmel ölçüde nostaljiktir. Diğerleriyse; en marjinal korku severlerin bile beklentisini karşılayacaktır,örneğin saatte 100km siziaşağı yukarı döndürecek Vertigo gibi. Bu, 2014’te Avrupa’nın en iyi turu seçilmiştir.

1914’ten beri Tivoli’nin en eski ve en popüler turu olan ahşap hızlı tren, dünyada her vagonunda bir frenci bulunan yedi hızlı trenden biridir.

2015’te Tivoli Bahçeleri

Tivoli Bahçeleri, 2015’te birçok heyecan verici uluslararası organizasyonla tarihinin en uzun yaz sezonuna kapılarını açtı.

Eski eğlence parkının 1 Nisan 2015’teki açılışı, bahçelerin Paskalya tatilleri boyunca da açık olacağı anlamına geliyor. Bu sebeple, Tivoli Paskalya için hazırlanacak, turkar ve restoranlar açık olacak,ayrıca çocuklar için de özel aktiviteler olacak.

Tivoli konser salonunda Danimarka’nın en iyi dansçıları ve oyuncularından oluşan müzikallerle seksi danslar seyredebilirsiniz. Tivoli Bahçeleri her gün yoğun bir canlı müzik organizasyonları programı düzenler.

2015’teki konserler arasında Mark Knopfler, Tony Bennett&Lady Gaga ile açıkhava konserleri vardır. Yaz boyunca her cuma saat 22.00’da gerçekleşen Cuma Rock konserleri de yapılır.

Tivoli Bahçeleri’nde Akşam Yemeği

Yemeğe gelince de Tivoli eşit ölçüde çeşitlidir. Bazı Danimarkalılar piknik yapar ama geleneksel Danimarka mutfağından Fransız bistro veya Asya yemeklerine kadar her şeyden seçme şansınız vardır.

Classy Nimb ve Nimb Otel, Tivoli Bahçeleri’nde yer alır ve 2015’te geleneksel Danimarka smørrebrødları (sandviç) sunan Bayan Nimb ile yeni bir restoran da açık bulunacaktır.

Cadılar Bayramı, Noel ve Yeni Yıl

Her sonbahar Tivoli Bahçeleri, cadılar, kabaklar ve fenerlerle dolu büyülü bir Cadılar Bayramı evrenine dönüştürülür.

Kasımın ortasından Ocak ayına kadar Tivoli Noel ve Yeni Yıl kıyafetlerine bürünür ve Kopenhag’daki pazarlama ve en büyülü Noel ortamına ev sahipliği yapar.

Tüm turlar ve restoranlar, bu tatil sezonları boyunca da açık olacaktır.

BAKKEN

Dünyanın en eski eğlence parklarından biri olan Dyrehavsbakken’ı-kısaca Bakken- Kopenhag’ın kuzeyindebulacaksınız.

431 yıllık eğlence parkı, kendinizi yaklaşık 2000 geyik ve 400 yıllık ağaçlarla çevrili bulacağınız harika bir yeşil alan olan Jægersborg Dyrehave’ın bereketli ormanlarında yer alır. Bakken’e ziyaretiniz öncesinde at sırtında bir gezinti ya da piknik için mükemmel bir noktadır.

33 hızlı tren, dönme dolap ve birçok heyecan verici ve ekstrem maceralarla Bakken İskandinavya’daki diğer tüm eğlence parklarından daha fazla tur sunar.

Eğer sessiz bir ortamda rahatlama modunuzdaysanız, Bakken yenek yiyecek, atıştıracak, kahve keyfi yapacak ya da şarap içecek yerlerle doludur. Ya da belki de bara dönüştürülmüş eski Londra otobüslerinde bir bira keyfi yapabilirsiniz.

Kaçırılmaması gereken akşam eğlenceleri arasında Bakkens Hvile’daki güzel eski moda kabareler vardır.Burada şarkıcı kızlar, son 132 yıldır söylenen manasız şarkıları söyler.

HAYVANAT BAHÇESİ

Filler, aygırlar, aslanlar, maymunlar ve kutup ayıları. Frederiksberg bölgesindeki Kopenhag Hayvanat Bahçesi’ne bir ziyaret, her daim vahşi ve heyecan verici bir deneyim olacaktır.

Kopenhag Hayvanat Bahçesi, birlikte 264 heyecan verici türden oluşan 3000 hayvanı barındırır. Kopenhag Hayvanat Bahçesi’nde hava nasıl olursa olsun, Tropikal Hayvanat Bahçesi’nde sizlere tropik deneyimler sunulur.

Yılanlar, timsahlar, marmosetler, guguk kuşları, cüce geyikler, özgürce uçan kuşlar ve kelebekler, 1500 m2’lik geniş yağmur ormanında görebileceğiniz hayvanlardan sadece bazıları.

Çocukların hayvanat bahçesinde çiftlik hayvanları ve Afrikalı cüce keçilerle karşılaşmak mümkün. Burada ayrıca eğitilen atlar görebilir ve beslendikleri zaman onları sevebilirsiniz.

Fil Evi ve Arktik Sirk

2008’de Kopenhag Hayvanat Bahçesi, Norman Foster tarafından dizayn edilen yeni bir fil evi açtı. Bitki, dünyadaki en iyi fil olanaklarından biri olarak kabul edilir. Burada hayvanlar yakından gözlemlenebilir,örneğin bütün vücutlarını kapatacak kadar derin olan suda banyo yaparlarken.

2013’te hayvanat bahçesi, sizze kutup ayılarına, Kuzey Atlantik kuşlarına ve hem sualtı hem de suüstü foklara yaklaşma fırsatı bulabileceğiniz eşsiz bir tecrübe sağlar ki bu Avrupa’da mümkün değildir.

Günlük program hayvanat bahçesinin internet sitesinde ve girişteki bilgi ekranlarında yayınlanır. Burada, beslenme zamanları, yeni doğan hayvanlar, hayvanat bahçesi sahne programı ve diğer organizasyonlarla ilgili bilgi edinebilirsiniz.

MİLLİ AKVARYUM DANİMARKA,DEN BLA GEZEGENİ

Mavi Gezegn-Danimarka Akvaryumu Kuzey Avrupa’nın en büyük akvaryumudur ve hem çocuklar hem de yetişkinler için eşsiz bir deneyim sunar.

Mavi Gezegen her kenarından sularla kaplıdır ve ziyaretçilere suyun altındaymış hissi verir. Yeni yapının, akvaryumun merkezinden 5 kolu vardır. Böylece misafirler akvaryum çevresinde egzotik hayvanları görebilecekleri bölgeyi kendileri seçer.

Okyanus Tankı, Amazonlar ve Mercan Resifi

4 milyon litrelik masmavi deniz suyunda çekiçbaşlı köpekbalıklarının kedibalıkları ve yılanbalıklarıyla birlikte yüzdüğü Mavi Gezegen’deki en büyük akvaryum olan Okyanus Tankı’nı tecrübe edin.

Mercan resifinde canlı hayvanlar ve renkli balıkları görebilirsiniz.

Amazon bölgesinde etrafta uçan kelebekleri ve kuşları göreceksiniz. Su seviyesinden ya da yukardan 4 akvaryum görebilirsiniz. Büyük şelale altında, 300 pirana ve anakonda yüzer.

Enerji Azaltma

Akvaryum, Mavi Gezegen’deki enerji tüketimini azaltacak deniz suyu serinletme ve duble cam ünitelerle donatılmıştır.

Mavi Manzara güzel bir Øresund manzarasına sahiptir. Kongens Nytorv’dan Kastrup metro istasyonuna gitmek 12 dakika sürer,buradan da Mavi Gezegen’e yürüyebilirsiniz.

Kopenhag Kart Ziyaretçileri

Kopenhag Kart ziyaretçilerinin giriş biletlerini kullanmayı unutmamaları gerek.

MİLLİ MÜZE

Danimarka’nın Kopenhag’daki Milli Müzesi; Taş Devri’nden, Viking Devri’nden, Orta Çağ’dan, Rönesans ve Modern Danimarka Tarihi’nden sergiler içerir.

Milli Müze, 1743 ve 1744 yılları arasında Danimarka Prensi V.Frederik ve Prenses Louise için Nicolai Eigtved tarafından yapılan Prens Sarayı’nda yer alır. Artık kraliyet ailesi tarafından kullanılmıyor fakat Büyük Salon hala prens ve prensesleri ağırlayabilecek kadar zarif görünüyor.

Galeri, odaları ve seçkin eser alanlarını birbirine bağlayan geniş bir koridordan oluşur. Alçı tavan, paneller ve meşe parke yerler oldukça orijinal. Mobilya ve şömine 18.yüzyıldan kalmıştır.

Daimi Koleksiyonlar

Milli Müze çok geniş bir etnografik koleksiyon, klasik ve yakın doğu antikaları, bozuk para ve madalya koleksiyonuyla bir oyuncak müzesine sahip olmaktan gurur duyar.Ayrıca 1890’dan beri aynı kalan Viktorya Apartmanı Klunkehjemmet’i de ziyaret edebilirsiniz.Açılış saatlerinin farklı oldugunu da unutmayın.

Yıllarca süren yeniden yapılandırma çalışmalarından sonra 3000 yıllık Sun Chariot, Bronz Çağı Egtved Girl ve birçoğu daha önce hiç sergilenmeyen Vikinglerden kalan muhteşem bir koleksiyon gibi milli hazinelerden oluşan Danimarka Antikaları sergisi tekrar açıldı.

Bir başka ilgi çekici ve görülmesi gereken yer ise m.s.ilk yüzyılın ilk on yılına dayandığı tahmin edilen çok iyi korunmuş Huldremose Kadın’dır.

Çocuklar Müzesi ve Turlar

Özellikle genç müze ziyaretçileine adanmış bir bölüm de Çocuklar Müzesi’dir. büyük büyükannenizin okulu nasıldı? Viking gemisinde bir yolculuğa çık. Ortaçağlarda mutfaklar nasıldı? Pakistan dükkanlarındanki yumuşak ipeği hisset ve güzel renklere hayran kal!

Müzei bir saat içinde kendi başınıza turlayabilirsiniz. Bunlar; Danimarka tarihi, aile turları ve dünya etrafında turları da içerir.Temmuz,Ağustos ve Eylül’de İngilizce tur rehberleri de mevcut bulunur.

Lousiana Modern Sanat Müzesi

Güzel Lousiana Modern Sanat Müzesi Kopenhag’ın 40 kilometre kuzeyinde yer alır ve çağdaş sanat dünyasının genel görüşüyle bağlantılı bir müze olarak ün kazanmıştır. Burada uluslararası sanatçıları, konserleri ve konferansları görebilirsiniz.

Lousiana’yı ziyaret ettiğinizde modernist klasiklerle birlikte taze ve yenilikçi çağdaşları da bulabileceğinizden emin olabilirsiniz. Bunun yansııra 3000’in üzerinde etkileyici sanat koleksiyonuyla müze her yıl 8-12 özel sergiye ev sahipliği yapmaktadır. Daha detaylı bilgi için ‘organizasyonlar’ bölümüne bakın.

Çocuklar İçin Harika Aktiviteler

Çocuklarınız için endişelenmenize gerek yok çünkü müzede çocukların kendilerini eğlenceli ve eğitici bir şekilde ifade edebilecekleri bir çocuklar bölümü bulunmakta.

Çok Mu Acıktınız?

Açlık vurunca konser salonunun hemen bitişiğindeki müze kafede, terasta ya da İsveç manzaralı ihtişamlı heykellerle dolu bahçede muhteşem bir Nordik öğle yemeği ya da akşam yemeğinin tadını çıkarabilirsiniz.

Ve tabii ki seyahatiniz sanat kitapları, dizayn ve el işi stoğu yapabileceğiniz bir müze mağazası gezisiyle tamamlamalısınız.

YUVARLAK KULE

17. yüzyıl kulesi ve rasathanesi Rundetaarn,bir diğer adıyla yuvarlak kule, Avrupa’daki kullanılan en eski gözlemevidir.

IV. Christian kuleyi inşa ettiğinde Danimarka; astronot Tycho Brahe sayesinde astronomik başarılarıyla oldukça ünlüydü. 1601’de öldüğünde, Kral Brahe’nin araştırmalarının devam etmesini istedi ve bu ebeple yuvarlak kule ortaya çıktı.

Bilim adamları orayı terkedeli uzun zaman oldu fakat rasathane hala amatör astronomlar ve birçok ziyaretçi tarafından kullanılır. Rasathane , Kopenhag’ın tarihi bölgesinin muhteşem manzarasını görebileceğiniz bir açık hava platformuyla çevrilidir.

Buraya gidebilmeniz için binanın merkezine sadece 85,5 metre uzaklıkta ve 268,5 metre uzunluğunda bir dış duvar boyunca yürümeniz gerek. Bu da demek oluyor ki; kule yalnızca 36 metre olsa bile en üste çıkmanız için 209 metre yürümeniz gerekiyor.

İçeriden Kale

Bu yürüyüş sizi ayrıca bir zamanlar üniversitenin tüm kitap koleksiyonuna ev sahipliği yapmış kütüphane salonuna da götürecek. Ünlü Danimarkalı yazar H.C. Andersen eskiden kütüphaneyi ziyaret ederdi ve eserleri için ilhamı burada bulurdu. Bugün salon, sanat, kültür, tarih ve bilim sergileri için bir çerçeve görevi görüyor.

Değişken Cam Zemin

Yeni bir cezbedici yer olarak kulenin merkezini yerden 25 metre yükseklikteki bir cam zeminde durarak görebilirsiniz. Cam 50 mm’den daha kalın ve metrekare başına 900 kiloyu taşıyabilir.

DANİMARKA MİLLİ GALERİSİ

Danimarka’nın milli galerisi ‘Statens Museum for Kunst), gösterişli Danimarka koleksiyonları ve son 7 yüzyılın uluslararası sanat koleksiyonlarıyla Danimarka’nın en büyük sanat müzesidir.

Kalıcı koleksiyonun yanısıra müze ayrıca geçici sergiler de sunar. Son zamanlarda hem Picasso hem de  Bob Dylan’ın bazı resimleri sergilenmiştir.

Çocuklar için Milli Galeri

Bütün aile Danimarka’nın Milli Galerisi’ni keşfedebilir.Her hafta sonu müze saat 10:30 ile 16:30 arası çocuk aktiviteleri organize eder. Ücret: Çocuk başı 45 Danimarka kronudur. Bazı aktiviteleri sadece Danca bilen çocuklar için eğlenceli olacağını da unutmayınız.

U.L.K Sanat Laboratuvarları

Burada diğer genç insanlarla birllikte keşfedebilir, paylaşım yapabilir ve de yeni bilgi ve sanat yaratabilirsiniz. Sizin fikirlerinizi dinlemeye ve onlara meydan okumaya meraklı sanatçı ve sanat araştırmacılarıyla tanışabilirsiniz.

Organizasyonların fiziksel ve görsel çevrelerini keşfedin; bir seminer, sergi, yaratıcı merkezler, sanat prodüksiyonu ve sanat teknolojisi gibi. Gençler için gençler tarafından yapılmıştır.

Danimarka Milli Sanat Kütüphanesi

Kütüphane, göresel sanatlara ve mimariye ilgisi olan herkese açıktır. oku, dokun, sayfaları çevir ve bu iki sanat formunun büyüleyici tarihine bir göz at.

Kafe

Müze içinde yer alan kafe, seçkin sanat ve tasarımın yanısıra birinci sınıf bir akşam yemeği deneyimi sunar. Østre Anlæg Park‘ın manzarası da muhteşemdir.

NY CARLSBERG GLYPTOTEK

1888’de biracı Carl Jacobsen (1842-1914) tarafından kurulan bir sanat müzesidir. Müze, etkileyici mimari çevresiyle sanatın eşsiz bir kombinasyonun sunan eski ve modern sanattan oluşmuş iki departman içerir.

Antikalar Departmanı; 3500 yıllık muhteşem sanat ve tarihe yolculuk yaptıran şahane Mısır, Yunan, Etrüsk ve Roma sanat koleksiyonlarına ev sahipliği yapar.

Modern Departman

Bu departman 19 ve 20.yy Danimarka resim ve heykelleriyle aynı dönemin Fransız sanatı üzerine odaklanmıştır. Danimarka’nın Altın Çağı’ndan resimleri görün ve Gauguin’in 40’tan fazla eseriyle beraber Fransız Empresyonizmi’ni deneyimleyin. Ayrıca Degalar’ın bronz serisi ve Rodin’in 35 heykelinin tamamını görmek de mümkün.

Güzel Kış Bahçesi

Güzel ve ferah Kış Bahçesi’nde derin bir nefes alıp bir parça pastayla, hafif bir öğle yemeği ya da huzurlu ortamda bir kahvenin tadını çıkarabileceğiniz Glyptotek Kafe’de kendinizi tazeleyebilirsiniz.

Ny Carlsberg Glyptotek, sıklıkla müze deneyiminin ayrılmaz bir parçası olarak sunulan özel sergiler düzenler. Bu sergiler, normalde halka açık olan kalıcı koleksiyondaki bazı eserlerin sergilenmemesini gerektirebilir. Ziyeret etmeden önce sergiler ve organizasyonlar üzerine bilgi edinmek için www.glyptoteket.com adresini kontrol etmenizi tavsiye ederiz.

DENEYİM ŞEHRİ

Christianshavn’daki bilim merkezi, bilimin her formunun hem yetişkin hem de çocuklar tarafından görülüp dokunulacağı ve deneyim edilebileceği bi yerdir.

Royal Danimarka Tiyatrosu ve operasıyla Nyhavn manzaralı yerde kendinizi keşfedip duyularınız ve vücüdunuzu öğrenebilirsiniz. Yeni Kış Sporları sergisinde kayakla atlamadan kıvırmaya kadar her şeyde becerinizi ölçebilirsiniz.

Deneyim Şehri, keşif saatleri için yeterince aktiviteye sahiptir.

Kış Oyunları Boyunca Egzersizler

Biatlonun neden bu kadar zor olduğunu hiç düşündünüz mü? Kış Olimpiyatları boyunca Deneyim Şehri’ndeki Kış Sporları interaktif sergisi açıldığında kış daha da heyecanlı hale geliyor. Hem çok bilinen hem de az bilinen kış sporları dahil 25’ten fazla aktivite deneyebilirsiniz.

Güneşte Eğlence

Ayrıca dış mekan aktiviteleri de Deneyim Şehri’nin bir parçasıdır. Kopenhag Limanı’nın güneşli tarafında 1000 m2 alanda, ilk aylarda buz patenini deneyebilirsiniz.

Mevsimlere göre tüm yıl boyunca farklı aktiviteler olacaktır.

Ayrıca çocuklarınız Deneyim Şehri’ni keşfederken siz de Kopenhag sokak satıcılarından aldığınız yemeklerinizden tadabilir ve manzaraya karşı kahvenizi yudumlayabilirsiniz.

POSTA VE TELE MÜZE

Kopenhag şehir merkezindeki iletişim evinin postane ve tele müzesinde insanların eski bilgisayar öncesi çağda nasıl iletişim kurduğu ve modern iletişim teknolojisinin nasıl geliştiğini keşfedebilirsiniz. Müze ayrıca 1851 ve 1998 yılları arasında basılmış Danimarka pullarının büyük bir koleksiyonunu da barındırır.

Cep telefonları ve internet hayatımıza girmeden önce nasıl iletişim kuruyorduk?

400 yıllık tarihi bir tura girin ve HC Andersen’in mektuplar ya da telegraf ile mesaj yollamak hakkında anlattıklarına bir kulak verin.

Ayrıca eski telefonları da deneyebilir ve 11.5 kiloluk bir cep telefonu görebilirsiniz. Sergi boyunca dinlemek, görmek, dokunmak, konuşmak, hissetmek ve sorgulamak için birçok fırsatınız olacak. Tüm aile burada eğlenebilirsiniz.

3-6 Yaş Arası için Oynama ve Öğrenme

Pulların neredeyse canlandığı oyun alanını ziyeret edin. Oyun alanında çocukların oynayabileceği yüksek ağaçlar ve binalar, kuşlar ve balıklar bulunmakta: ağaçlara tırmanma, deniz banyosu yapma, postacılık oynama.

Bilgisayar Çipleri ve Sefer Panoları

Son zamanlarda açılmış sergide cep telefonu dünyasına adım atın.

Bilgisayar çipleri ve sefer panoları arasında, elektronik seferlerde mikroskobik anlar yaşayacaksınız. Sergi, cep telefonunuzdaki yeni bilgi yoluyla oynayabileceğiniz büyük bir oyun olarak tasarlanmıştır.

Giriş ücretsizdir.

Manzaralı Kafe

Çatıda muhteşem bir manzarayla Danimarka öğle yemeği servis eden Cafe Hovedtegrafen’i ziyaret edebilirsiniz. Ve evet,asansör çalışıyor!

Kafenin açılış saatleri müzeyle aynıdır.

ROSENBORG KALESİ

Kopenhag’ın kalbindeki Kral Bahçesi’nde yer alan kraliyet zaviyesi olan Rosenborg Kalesi, 400 yıllık ihtişamı, kraliyet sanat hazineleri, Taç Mücevherleri ve Asil Rütbe Sembolleriyle göze çarpar.

Rosenborg Kalesi, 17.yüzyılın başlarında en ünlü İskandinavyalı krallardan biri olan IV. Christian tarafından inşa edilmiştir.

Taç giyme tahtları ve koruma görevi gören üç gerçek boyutlu gümüş aslanla Şövalyeler Salonu, ana turistik yerler arasındadır. Duvardaki kilimler Danimarka ve İsveç arasındaki savaşları hatırlatır.

İçerisi iyi muhafaza edilmiş ve sizi zamanda bir yolculuğa davet eder. Kralın özel yazo kabinini, banyosunu ve eski kraliyet ailesinin balmumu heykellerini de görebilirsiniz.

Rosenborg ayrıca Flora Danica’nın seçkin bir koleksiyonuna ve dünyanın en iyi cam koleksiyonlarından birine ev sahipliği yapar.

Danimarka’nın Taç Mücevherlerini Gör

Danimarka krallarının ve kraliçelerinin taçları özel mahzenlerde tutulur ve masa kesimi taşlar, cilalar ve altı süslemelerle donatılır.

Taç mücevherleri dört ana takıdan oluşur: elmas bir set, yakut bir set, inci bir set ve zümrüt bir set–zümrütler dünyanın en iyileri arasında yer alır.

Rosenborg Kalesi, 19.yüzyıldan bugüne kraliyet tarihini sergileyen Amalienborg Sarayı’nda kardeş bir müzeye sahiptir.

Caroline Mathilde ve Struensee’nin Portreleri

Rosenborg Kalesi’nde ayrıca Johan Friedrich Struensee ile Kraliçe Caroline Mathilde’nin de portrelerini görebilirsiniz. Caroline Mathilde çılgın kral 7.Christian ile evlendi fakat kralın doktoru Johan Friedrich Struensee ile ölümcül bir aşka tutuldu.

7.Christian yönetim için fazla hasta olunca Struensee yaklaşık iki yıl ülkeyi yönetti. Struensee, Caroline Mathilde Kuzey Almanya’ya sürgün edildikten sonra 1772’de tutuklandı ve idam edildi.

Struensee’nin portesi Hans Hansen tarafından 1824’te yapılmıltır ve ressam Jens Juek’in elinden bir resmin kopyasıdır. Kraliçe Mathilde’nin portresi ise 1771’de Jens Juel tarafından yapılmıştır.

KRONBORG KALESİ

Kopenhag’ın kuzeyinde Elsinore’daki Kronborg Kalesi Kuzey Avrupa’nın en iyi Rönesans kalelerinden biridir. Oreound’a girişte yer alır ve 1574-1585 yılları arasında inşa edilmiştir.

Kronborg Kalesi Shakespeare’in Hamlet’i sayesinde dünyaca tanınan belki de en ünlü Danimarka kalesidir.

Hamlet’in ruhu hala Kronborg koridorlarında dolaşıyor ve her yaz açıkhavada Hamlet performansı seyredilmesi mümkün.

2.Frederik’in Kronborg’u bir zamanlar elegan bir kaleydi ve burçlarla ve siperlerlesağlamlaştırılmış askeri anıt kalesiydi. 1600’lerden beri kraliyet ailesi tarafından kullanılmıyor.

Kale, Rönesans ve Barok mimarisinin koleksiyonlarına ev sahipliği yapar ve ana turistik yerleri arasında 62 metrelik balo salonu, çok iyi muhafaza edilmiş kilise ve kalenin altındaki Kasematterne’deki Holger Danske’nin mitolojik heykeli vardır.

Kraliçe Caroline Mathilde Ev Hapsinde

Kronborg Kalesi 1772’de deli kral 7.Christian, eşi Kraliçe Caroline Mathilde ve onun gizli sevgilisi Johan friedrich Struensee arasındaki ölümcül dramda küçük bir rol oynamıştır.

Struensee’nin 17 Ocak 1772’de Kopenhag’da tutuklanmasının ardından Caroline Mathilde bir süre ev hapsinde tutulacağı Kronborg Kalesi’ne götürüldü. Kaderi uzun zaman belirsiz kaldı.

Sadakatsizlikle suçlandı ve muhafızı Peter Uldall’ın elinden gelen her şeyi yapmasına rağmen mahkum edildi, kraldan boşandı ve Kuzey Almanya’daki Celle kasabasına sürgün edildi. Çocuklarını bir daha asla göremedi ve birkaç yıl sonra salgın hastalık yüzünden hayatını kaybetti.

1785’ten 1923’e kadar Kronborg Kalesi, Danimarka askeriyesi tarafından kullanıldı. Kale 2000’de UNESCO Dünya Mirasları Listesi’ne eklendi.

Haziran, Temmuz ve Ağustos’ta Bilet Satışları

Haziran, Temmuz ve Ağustos’ta biletler kale bahçesinin girişindeki Morkeport’taki bilet gişesinde satılır. Bu aylarda misafirler kale bashçesine giriş biletlerine sahip olmalıdırlar. Bu, tüm konuklar için geçerlidir. Eğer bir ziyaretçi yalnızca bahçeyi ziyaret etmek isterse küçük kale biletine sahip olmalıdır. (Yetişkinler: 35 Danimarka kronu, 6-14 yaş arası çocuklar: 25 Danimarka kronu)

Yılın geri kalan zamanlarında biletler kalenin içindeki bilet gişesinden satılır. Bua ylarda ziyaretçiler kale bahçesine ücretsiz giriş yapabilir.

AÇIK HAVA MÜZESİ

Kopenhag’ın kuzeyindeki Açık Hava Müzesi dünyanın eski ve en büyüklerinden biridir. 86 akrelik bir alana yayılan müze  50’den fazla tarla, değirmen ve 1650-1940 zamanlarından evleri barındırır.

Binalar, ziyaretçilere eskiden olduğu gibi ülke çevresi ve tarihi hakkında etki bırakmak için manzaralı bahçelerle donatılıp tekrardan dikilmiştir.

Danimarka, Fareo Adaları ve Kuzey İsveç’in eski Danimarka illeri ile Kuzey Almanya Açık Hava Müzesi’nde sergilenir. Böylece tek bir öğleden sonra Danimarka’nın uzak yerlerini gezebilirsiniz–Kopenhag’ın merkezinden bir taş atışı uzaklıkta.

FREDERIKSBORG SARAYI

Kopenhag’ın kuzeyindeki Hillerodu’un kales gölündeki üç ada üzerinde yer alır. Güzel Frederiksborg saray bahçeleriyle çevrili saray,  Kral 4. Christian tarafından 1600’lerin başında Hollanda Rönesans stilinde inşa edilmiştir.

19.yüzyılın ortalarında yıkıcı bir yangının ardından saray, Carlsberg Bira Fabrikalarının sahibi J.C.Jacobsen tarafından yeniden inşa edildi.

Portre Koleksiyonu

Frederiksborg Sarayı’ndaki Milli Tarih Müzesi, Danimarka’nın tarihini sergiler ve tarihi resimler, modern sanat ile portreler koleksiyonuna ev sahipliği yapar.

Müzede sanatçı Jens Juel tarafından yapılan Kraliçe Mathilde ve Struensee’nin portrelerinin yanısıra Karel van Mander, Wilhelm Marsrand, P.S.Kroyer ve Niels Strobaek gibi santaçıların da eserlerini görmeniz mümkün.

Yeni kalıcı bir sergi, önceden halka kapalı olan kale bölümlerini de içeren kale ve müzenin tarihini gösteriyor. Burada 1859’daki yangından önceki orijinal heykelleri ve dekorasyonları da görebilirsiniz.

Güzel Barok Bahçe

1859’de sarayın geri kalanının kül olduğu yangında sarayın şapeli ayakta kalmayı başardı ve bugün 4.Christian’ın zamanındaki gibi durmakta.

Saray Bahçesi romantik manzaralı bir bahçedir. Bahçedezaman zaman kraliyet ailesi tarafından av yemekleri için kullanılan Kral 2.Frederik’in küçük Hamam Sarayı’nı (Badstueslot) da bulacaksınız.

Yerler, 1725’ten J.C.Krieger’in orijinal çizimlerine göre 1996’da yeniden yaratılan barok tarzı bahçeyi içerir. Özellikle tarihi çiçekler ve şenlik şelaleleriyle şimşirde idam edilen asil monogramları görmenizi tavsiye ederiz.

Bahçede ayrıca yazın da açık olan bir kafe bulacaksınız.

KRALİÇENİN CHRISTIANSBORG SARAYI’NDAKİ DUVAR KİLİMLERİ

Danimarka iş endüstrisi tarafından majesteleri Kraliçe II. Margrethe’ye 1990’daki 50. yaş gününde hediye edilmiştir.

11 duvar kilimi, genellikle ”les Gobelins’ denen Paris’teki ”Le Mobilier National et les Manufactures Nationales de Gobelins et de Beauvais” dendir.

Proje, Fransız Hükümeti’nin yanısıra bir grup Danimarkalı şirket ve kurum tarafından finanse edilmiştir. Bjørn Nørgaard, duvar kilimlerinin üstüne dokunan çizgifilm olarak da bilinen gerçek boyutlu taslakları çizmiştir.

Danimarka Tarihine Bir Bakış

Bu duvar halısı serisi Danimarka’nın ve Viking Çağı’nı, Orta Çağlaro, Monarşiyi, Reform’u, 2.Dünya Savaşı’nı, bugünü ve hatta yarını da içeren dünyayı yeniden göstermektedir.

Danimarka kraliyet ailesi ve sanatçıların eserlerine referanslar büyük bir içerik üzerine dokunmuştur.

Duvar halılarını yamka 10 yıl kadar bir zaman almıştır. Kraliçe’nin 60.yaş gününde halılar aynı yerlerine tekrar asıldı: Özel bir amaç için özellikle restore edilen Christiansborg Sarayı’ndaki Büyük Salon.

CHRISTIANBORG SARAYI’NIN ALTINDAKİ HARABELER

Bugünkü Christianborg Sarayı Kopenhag’da inşa edildiğinde, Milli müze kazı işlerini üstlendi ve sarayın en eski atalarının harabelerini korudu.

Christianborg Sarayı, burada Danimarka’nın bugünkü siyasi merkezini ve ülkenin Orta Çağlar’dan kalan kalesini aynı çatı altında bulabildiğiniz için oldukça seçkin bir yerdir.

Kazara Ortaya Çıkarıldı

Bugünkü Christianborg Sarayı kurulurken, işçiler eski binaların harabelerine ve bir perdeduvarın kalıntılarına rastladı. Milli Müze’den uzmanlar çağrıldı ve yakın bir inceleme sonucu bu kalıntıların 1167’ye kadar dayandığını ortaya çıktı.

Karşılaştıkları Piskopos Absalon’un Kalesi bir zamanlar Tüccarlar Limanı’nda küçük bir adada yer alıyormuş. Bu yer altı bölgesinde yürürken, kalenin sürekli nasıl yenilendiğini ve geliştirildiğini düşünmeden edemeyeceksiniz.

Sonraki Kale ve Adı Kötüye Çıkmış Mavi Kule

Aynı bölgede inşa edilen Kopenhag Kalesi bir hendekle çevrilidir ve giriş kapısında bütük bir kule vardır. Kale daha önce birkaç kez yeniden inşa edilmiş. Kral IV. Christian kaleye sadece ağır hükümlülerin tutulduğu Adı Kötüye Çıkmış Mavi Kule’yi ekledi.

1720’lerde Kral IV.Frederik kaleyi tamamen yeniden inşa etti fakat bu yeniden inşanın sonucunda duvarlar çok ağırlaştı ve çatlamaya başladı. Kral VI.Christian kalenin hemen yıkılması gerektiğinin farkına vardı ve bölgeye yeni bir tane kale dikti. Bu yeni kale Christianborg Sarayı’ydı.

KULE,CHRISTIANBORG SARAYI

106 metreyle Christianborg Sarayı kulesi Kopenhag’daki en uzun kuledir ve şehrin çatılarının ihtişamlı bir manzarasını sunar. Kuleye giriş ücretsizdir ve eğer deneyiminize biraz baharat eklemek isterseniz, kalenin restoranında bir akşam yemeği yiyebilirsiniz.

Christianborg Sarayı bir zamanlar kralların ve kraliçelerin eviydi fakat birkaç büyük yangından sonra kraliyet ailesi 1800’lerin sonunda Amalienborg Sarayı’na taşındı ve hiç geri dönmedi.

Kule, 1907-1928 yılları arasında inşa edilen üçüncü ve bugünkü Christianborg Sarayı’nın bir parçası olarak imar edildi. Sarayın diğer yerleri gibi mimar Thorvald Jorgensen tarafından tasarlandı.

106 metrelik uzunlukla Christianborg Sarayı’ndaki kule Kopenhag’daki en yüksek kaledir–şehir saloan kulesinden 40 cm daha yüksek.

Kuleye Ücretsiz Giriş

Bugün ayrıca Borgen olarak da bilinen Christianborg, Danimarka Parlamentosu’na ev sahipliği yapar ve Haziran 2014’te kule halka açılmıştır ki bu da herkesin kuleye ücretsiz girip muhteşem Kopenhag manzaralarını deneyimleyebileceği anlamına gelir.

Kuleye giriş Kopenhag merkezindeki Slotsholmen adacığında yer alır. Kuleye giriş, sarayın merkezindeki büyük kapı olan Kral’ın Kapısı’ndandır(kulenin tam altındadır).

Kral Kapısı’na ön bahçeden veya saray meydanından ulaşılabilir. Girişten kulenin en üst noktasına bir asansör vardır. Merdivenler kullanılamaz.

Yukarıda sınırlı bir alan olduğu için, sıra olabilir.

Kule Restoranında Danimarka’nın Tadına Bak

Ziyaretinize biraz baharat ekleyin ve Danimarkalı şef Rasmus Bo Bojesen tarafından işletilen kule restoranında Danimarka mutfağını tadın.

Bojesen ve ekibi yemekleri Danimarka’daki en iyi ürünlerle yapar. Amaç, geleneksel Danimarka yemeklerini tekrar gün ışığına çıkarmaktır fakat onları modern bir dokunuşla seçkin yaparak.

Bojesen yemeklerini Danimarka’daki denizden ve yeşillikten gelen en iyi üreünlerle yapar. Bu, Bojesen’in Kopenhag’daki Kraliyet Opera Evi’ndeki restoranda kazandığı özel başarıyı destekliyor.

Öğle Yemeği, Öğleden Sonra Çayı ve Akşam Yemeği

Restoran; öğle yemeği, öğleden sonra çayı ve akşam yemeği için açıktır. Öğle yemeği için Bojesen modern bir dokunuşla geleneksel Danimarka açık sandviçleri servis eder. Akşam yemeği samimi bir atmosferde servis edilir ve Danimarka menüsünü özel yapan mevsimleri yansıtır.

Bojensen’in modern, organik şekerlemesi kuledeki öğleden sonra çayının anahtar öğesidir. İtalyanlar dünyaca ünlü Parma jambonlarını, Fransızlar Camembert ve Bernaise’larını sunarken; Danimarkalılar da kartlarını şekerlemeyle oynuyor: Napoleon pastası, incelik ve Danimarka pastacılığı. Bojesen’in pastaları, tatlıları ve çikolataları kimse için ikinci planda yer alamaz.

Restoran, kraliyet at binme bahçesi manzaralıdır ve gözlem kulesi restoranın tam üstündedir ki bu da merdivenleri çıkıp yemeğinizden ya da çayınızdan önce veya sonra Kopenhag’ı yukardan izleyebileceğiniz anlamına gelir.

CHRISTIANBORG SARAYI’NDAKİ KRALİYET AHIRLARI

Kraliyet Ahırları, Kopenhag’ın merkezindeki Slotsholmen Adası’ndaki Christianborg Sarayı’nda yer alır. 1789’d atların sayısı 270 atla zirveye ulaştı. Bugün, Kraliyet Ahırları’nda yaklaşık 20 at bulunmaktadır.

Kral VI.Christian 1730’da tahta çıktıktan kısa bir süre sonra eski ve çsğın gerisinde kalmış Kopenhag Kalesi yeni bir Barok saray yapılması adına yıkıldı: İlk Christianborg Sarayı. Christianborg Kalesi’nin arkasındaki eski ahır kompleksi de yeni ve daha geniş bir ahır kompleksi yapılabilmesi için yıkıldı.

Yeni ve bugün hala duran ahır kompleksinin inşası 1738’den 1745’e kadar sürdü. Kompleks, 165 koşum atı, 87 yarış atı bölümü ile ahırlar ve iç mekan yarış okulunu içeren binalarla çevrili bir dış mekan yarış alanından oluşur. Bu ahır yapılarının parçası, 1746’daki savurgan mermer sütun dekorasyonuyla hala değişmemiştir.

Canlı Bir Müze

Müze üç bölümden oluşmaktadır: Eski üniformalarıyla Koşum Odası, muhteşem bir şekilde dekore edilmiş zengin detaylı 8 at koşumu–kraliyet ailesinin koşum ve binek atları ve son olarak da iyi muhafaza edilmiş koşumlarıyla koç salonu.

Kraliyet Ahırları genellikle halka açıktır fakat tatil dönemi boyunca atlar çimenlere bırakılır.

CARLSBERG’Ü ZİYARET EDİN

Carlsberg, ilk bira fabrikasının yer aldığı Kopenhag’daki Valby’de bulunur. Ziyaretçi merkezi, size dünyaca ünlü Carlsberg Birası’nın nasıl yapıldığı hakkında fikir verir.

Carlsberg, Kopenhag’da en çok turist çeken bölgeler arasındadır ve bugün Carlsberg’ün kökenine, tarihine ve birasına daha yakından bakma fırsatına sahipsiniz.

1847’den kalan eski Carlsberg Bira Fabrikası 10.000 m²’lik bir alanı kaplayan modern bir merkeze dönüştürüldü. Bahçede, Carl Jacobsen’in Kopenhag’a bağışladığı Küçük Denizkızı Heykeli’nin daha küçük bir replikası bulunmaktadır.

Tur Bira Barında Sona Erer

Eşsiz gösterimler ve interaktif sergiler sizi dünyanın en büyük bira şişeleri koleksiyonu, bira tarihi ve Carlsberg gelişim ylculuğuna çıkarır. Tur sizi ayrıca heykel bahçesi, ödüllü ahırlar ve hediyelik eşya dükkanına da götürür.

Tur, bira fabrikasının ilk katında yer alan barda sona erer ve burada karakteristik bakır kaplar eşliğinde ürünleri tadabilirsiniz. Tam tur için yaklaşık bir buçuk saatinizi ayırmanız gerekir. Biz 14:30’dan daha geç gitmemenizi tavsiye ederiz böylece merkezi keşfetmeniz için zamanınız olur.

Giriş ücretine iki bira ya da turdan sonra barda içeceğiniz yumuşak içkiler de dahildir.

BOTANİK BAHÇE

Botanik Bahçe, Kopenhag’ın merkezinde yer alır. Bahçe 10 hektarlık bir alanı kaplar ve özellikle 1874’e dayanan tarihi seraların geniş kompleksiyle bilinir. Bahçe, halka açıktır.

Botanik Bahçe ilk 1600’de kurulmuştur fakat 1870’teki son son yerine ulaşmadan iki kez taşınmıştır.

Bahçe, 13.000’den fazla türü barındırır ve Danimarka bitkileri(600 tür), uzun ömürlü bitkiler(1100 tür), yıllık bitkiler(1100 tür), kozalaklı ağaçlarla ekilen Conifer Tepesi, Orta ve Güney Avrupa’daki dağlardan gelen bitkilerle kaya bahçelerini içeren farklı bölümlerden oluşur. En yeni dahil olanlardan birisi de ormangülü bahçesidir.

Eski Sera

Bahçe 27 seradan oluşur. En göze çarpanı ise 1874’ten kalan 16 metre uzunluğunda, dar ve tepedeki geçide çıkan spiral merdivenleriyle eski Palmiye Evi’dir.

Bahçenin ayrıca Arktik bitkiler için uygun ortamlar yaratan, özel havalandırılan serası da vardır.

Botanik Bahçe’nin sandviç siparişi verebileceğiniz ya da bir şeyler içebileceğiniz bir kafesi de vardır.

ZOOLOJİ MÜZESİ ( DANİMARKA’NIN DOĞAL TARİHİ MÜZESİ)

Kopenhag’daki Zooloji Müzesi’nde zamanda yolculuk yapın ve geçmişten günümüze Danimarka’daki hayvan hayatını deneyimleyin. Mamutlar, yün saçlı gergedanlar, bozkır bizonlar ve bir zamanlar Danimarka yerlisi olan devasa geyiklerarasında bir yürüyüşe çıkın. Odada ,Magasinet, dondurulmuş hayvanlara ve iskeletlere dokunabilirsiniz.

Evrim, Danimarka’nın Darwin ve evrim teorisi üzerine açılmış en büyük sergisidir. Zooloji Müzesi’ndeki sergi hayatın en büyük sorularından birini keşfe çıkar-dünya üzerindeki milyonlarca türün kökeni.

Charles Darwin’in devrimsel teorisine giden yolu sizlere hayvan, iskelet, fosil yığınları ve yaşayan ve milyonlarca yıl önce yaşamış organizmaları bağlayan çizgiler boyunca eşlik eder.

Sergi, Darwin’in araştırmalarını sonlandırmak zorunda kaldığı yerde devam eder. Darwin zamanından beri bilim tarafından yapılan keşiflerle günüzümüze kadar getirilirsiniz.

Müzenin yıl boyunca birkaç sergisi olur. Bunlara internet sitelerinden bir göz atabillirsiniz.

Müze turunun ardından, müzenin dükkanını ya da bir şeyler içmek için kadesini ziyaret edebilirsiniz.

JEOLOJİ MÜZESİ (DANİMARKA’NIN DOĞAL TARİHİ MÜZESİ)

Kopenhag’daki Jeoloji Müzesi  birkaç jeolojik koleksiyon içerir. Müzede  kaya, mineral, meteroit ve fosiller gibi objeleri görebilirsiniz.

Jeoloji Müzesi’nde Güneş Sistemi, Dünya, gezegenimizi şekillendiren doğal güçler ve bu gezegendeki milyonlarca yıllık hayat hakkında daha fazla şey keşfedebilirsiniz.

Dünyanın her yerinden mineraller görebilirsiniz. Bir tanesi dünyanın en iyi meteroit koleksiyonlarından biridir, Apollo 17 tarafından Ay’dan getirilen bir parça, fosilli hayvanlar, bitkiler ve Danimarka ile Grönlend’in jeolojik evrimi.

Müzenin koleksiyonları 1600’lere dayanan kökene sahiptir. Burada macera dolu  gezilerden uzak dünyalara kadar jeolojik koleksiyonlar bulabilirsiniz.

ARKEN MODERN SANAT MÜZESİ

Kopenhag’ın kuzeyindeki Ishoj’daki Arken Modern Sanat Müzesi, yeni, genç yeteneklerden kendini kanıtlamış sanatçılara kadar büyük modernist sanatçıları ve çağdaş sanat sergileriyle bilinir.

Arken, Kopenhag’ın güneyindekiki Koge Körfez Sahili’nde yapay bir peyzajda yer alan büyük ve anıtsal bir yapıdır. Müze, İskandinavya’nın en iyi çağdaş sanat koleksiyonlarından birine sahiptir ve müzenin denizciliğe özgü mimarisi, 1996’da kurulduğundan beri hem yurt içi hem de yurtdışında ün kazanmıştır.

Arken’in koleksiyonu 400’den fazla eserden oluşur-1990’dan sonraki döneme ait Danimarka, Nordik ve uluslararası çağdaş sanat eserleri. Müze, diğer şeyleri yanısıra Avrupa’nın en önemli koleksiyonlarından biri olan Britanyalı sanatçı Damian Hirst’ün eserlerine ev sahipliği yapar.

Müzede ayrıca Asger Jorn’un Laeso eserinin, çağdaş soyut sanatın en önemli yaratıcılarından biri olan Alman sanatçı Anselm Reyle’in ve Çinli sanatçı Ai Weiwei’nin muhteşem şaheserinin kalıcı bir sergisi de vardır.

Farklı Mimari

Müze binası, kendi başına cazip bir noktadır. Mimar Soren Robert Lund taarfından tasarlanmıştır ve kıyıdan birkaç metre uzaklıkta mahsur kalmış bir gemiyi portreler. Müze, Ishoj Limanı ve uzun kumlu sahilarasında yer alan manzaralı bölgede bulunur. Bu sebeple müze ziyareti yürümeden tamamlanamaz.

Müzenin kadesi binanın kenarında bir cankurtaran gibidir ve Koge Körfezi’ni gören geniş panoramik pencerelerle kaplıdır.

Müze mağazası, Nordik tasarımın, sanat kitaplarıın ve hediyelik eşyaların ilham verici bir karışımıyla bölgenin lider dükkanıdır.

TYCHO BRAHE PLANETARYUMU

Bu planetaryuma yapacağınız bir ziyaret tüm aileniz için didaktik bir eğlce olacaktır. Kendinizi yıldızlı gökyüzünde suya daldırın, IMAX ve üç boyutlu filmler izleyin ya da sergiyi keşfedin.

Uzay Tiyatrosu, Planetaryum’un kalbidir ve 1000 m2’lik kubbe şeklinde bir ekranı vardır. Uçsuz bucaksız evrene bir yolculuğa çıkın, dinozor çağına geri dönün, su seviyesin altına inin ve bundan daha fazlası. Büyük ekran sizi filmin bir parçasıymışsınız gibi hissetirecek eşsiz bir deneyim sunar.

Hangi filmi seçerseniz seçin, her zaman uzaya yolculukla ve yıldızlı gökyüzü sunumuyla başlarsınız.

Üç boyutlu filmler için size gerçekçi bir duygu verecek olan elektronik 3D gözlükleri sunulacak. Bir IMAX filmi seçtiğinizde sizi saran büyük kubbedeb bir resim gibi hissedeceksiniz.

Sinema 2’de Kısa 3D Filmleri

Girişte satın alacağınız bilet, Planetaryum’un super üç boyutlu sinema salonuna da giriş yapabilmenizi sağlayacak. Burada gün boyu kısa 3D filmler seyredebilirsiniz.

Aktif Evren

Eğer meraklıysanız ve daha fazl bilmek istiyorsanız, Planetaryum’un astronomi ve uzay seyahatleri üzerine devamlı sergisini keşfedebilirsiniz.

Hafta sonları ve okul tatilleri boyunca, sergi alanında ücretsiz rehberli turlar olacaktır.

İngilizce Anlatım da Mevcut

Çoğu film gösterim Danca gösterilecek. Ancak, eğer İngilizce anlatım duymak isterseniz 20 Danimarka kronunabilet gişesinden kulaklık alabilirsiniz.