Bu sayfada bir Danimarka vatandaşının aile üyesinin, Avrupa Birliği yasası altındaki önceki aile birleşimi başvurusu reddedildiğinde ne gibi seçenekleri olduğu anlatılmıştır.

Önceden, Danimarka göçmen yetkilileri başka bir Avrupa Birliği üyesi ülkede serbest dolaşım hakkını kullandıktan sonra Avrupa Birliği yasası altında bir aile üyesiyle aile birleşimi için başvuran bir Danimarka vatandaşının Danimarka’ya dönmesinin ardından; çalışan, kendi işinde çalışan ya da hizmet sağlayıcı veya emekli çalışan, emekli kendi işinde çalışan ya da emekli hizmet sağlayıcı olarak kendini geçindirebilmesini gereklilik olarak gösteriyordu.

Eind hükmünün (dava C-291/05) sonucu olarak bu gereklilik artık geçerli değildir.

Davaların Yeniden Açılması

Davaların Yeniden Açılması

Danimarka göçmen yetkilileri ayrıca önceden yabancı eşin başka bir Avrupa Birliği/Avrupa Ekonomik Alanı (EU/EEA) ülkesindeki önceki yasal oturumunun, serbest dolaşım hakkını başka bir Avrupa Birliği/Avrupa Ekonomik Alanı (EU/EEA) ülkesinde kullanmış olan Danimarka vatandaşıyla aile birleşiminin uygun olmasını gerektiriyordu.

Dahası, Danimarka göçmen yetkilileri önceden bir Danimarka vatandaşının Avrupa Birliği yasası altında Danimarka’da aile birleşimi yapabilmesi için, başka bir Avrupa Birliği/Avrupa Ekonomik Alanı (EU/EEA) ülkesindeki serbest dolaşım hakkını işçi, kendi işinde çalışan ya da hizmet sağlayıcı ya da emekli çalışan, emekli kendi işinde çalışan ya da emekli hizmet sağlayıcı olarak kullanmış olmasını gerektiriyordu. Dolayısıyla, Danimarka vatandaşı başka bir Avrupa Birliği/Avrupa Ekonomik Alanı (EU/EEA) ülkesindeki serbest dolaşımını öğrenci ya da kendini geçindiren biri olarak yaptıysa Avrupa Birliği yasası altında aile birleşimi mümkün olmuyordu.

Metock hükmü (dava C-127/08) sonucunda bu gereklilikler artık ortadan kalkmıştır.

Avrupa Adalet Divanı’nın Ibrahim ve Teixeria (dava C-310/08 ve C-480/08) davalarındaki kararları sonucunda, Danimarka göçmen yetkilileri Avrupa Birliği’nin serbest dolaşım hakkını içeren aile birleşimi için olan prosedürlerini değiştirmişlerdir.

Bu kararlar, çalışma alanında serbest dolaşım hakkını kullanmış olan bir ebeveyn aracılığıyla Danimarka’da oturum almış olan çocukların belirli durumlarda, ebeveyninin çalışma durumu sona erse bile oturumunu koruyabilmesine anlamına geliyor.

Bu kararlar ayrıca, çalışma alanında serbest dolaşım hakkını talep eden Danimarka’da yaşayan Danimarka vatandaşı eşin olduğu aile birleşimi dosyalarında da geçerlidir. Evlilik nedeniyle Avrupa Birliği yasası altında başka bir ülkede iş nedeniyle serbest dolaşım hakkını kullanan bir Danimarka vatandaşı ile aile birleşimi yapmış olan bireyler belirli durumlarda oturum için uygun olabilirler.

Ek olarak, bu kararların Oturum Yönetmeliği bölüm 12 (3) (Yönetmelik 2004/38/EF) (Residency Directive section 12 (3) (Directive 2004/38/EF)) ile ilgili dosyalarda Danimarka’da geçerli olan kendine yetebilme gerekliliğini ortadan kaldırdığı anlamına gelmektedir. Bu koşul, Avrupa Birliği/Avrupa Ekonomik Alanı vatandaşının Danimarka’dan ayrılması ya da ölümü durumunda devam eden oturumunu ilgilendiren dosyalarda geçerlidir.

Zambrano hükmünün (dava C-34/09) (ve ileriki C-256/11, Dereci e.a., ve C-356/11 ve 357/11, O ve S e.a. dosyalarındaki hükümlerin ) sonucu olarak, Danimarka vatandaşı ve bakmakla yükümlü olduğu küçük çocuğu olan üçüncü ülke vatandaşları, belirli durumlarda Danimarka’da kalma hakkına sahip olabilirler. O ve S davasının hükmü (C-356/11 ve 357/11) kesin kıstasın bağımlılık ve üçüncü ülke vatandaşının ve Danimarkalı küçük çocuğun arasında biyolojik bağ olup olmadığı olduğunu açıkça belirtmiştir.

Danimarka göçmen yetkilileri önceden eğitim almak ya da kendini geçindiren biri olarak yaşamak için başka bir Avrupa Birliği/Avrupa Ekonomik Alanı (EU/EEA) ülkesinde taşınarak serbest dolaşım haklarını kullanan Danimarka vatandaşlarının Danimarka’ya döndükten sonra kendilerini ve aile üyelerini geçindirmelerini gerektiriyordu. Ancak, Avrupa Adalet Divanı’nın dava C-456/12 (O ve diğerleri.) kararı dolayısıyla bu usul değiştirilmiştir. Danimarka vatandaşlarının, eş zamanlı olarak ekonomik durumlarını ‘’aktif olmayan’’ (öğrenci ya da kendini geçindiren) durumundan ‘’aktif’’ (çalışan ya da kendi işinde çalışan) durumuna geçirmediyseler, birinci derecen aile üyelerini geçindirmeleri gerektirilmez.

Önceden, Avrupa Birliği düzenlemelerine göre Danimarka’da aile birleşimine hak kazanabilmek için, çalışma alanında serbest dolaşım hakkını kullanmış olan Danimarka vatandaşlarının başka bir Avrupa Birliği/Avrupa Ekonomik Alanı (EU/EEA) ülkesinde kalmış olmaları gerekiyordu. Bu yorum, Danimarka vatandaşları sınır işçisiyse ya da işlerinin bir kısmını başka bir ülkede gerçekleştiriyorlarsa, Avrupa Birliği düzenlemeleri altında aile birleşimi yapamazlar ve orada bir oturum kuramazlar anlamına geliyordu.

Avrupa Adalet Divanı’nın dava C-457/12 (S ve diğerleri.) sonucu olarak, Danimarka’da yaşayan ve başka bir Avrupa Birliği/Avrupa Ekonomik Alanı (EU/EEA) ülkesinde çalışan ve düzenli olarak oraya seyahat eden (sınır işçisi) Danimarka vatandaşları belirli durumlarda Avrupa düzenlemeleri altında aile birleşimi için uygun olabilirler.

Aynısı, merkezi Danimarka’da olan bir şirket tarafından çalıştırılan ancak çalışma şartlarına göre iş haftalarının bir bölümünü başka bir üye ülkede geçiren (iş seyahati yapanlar) Danimarka işçileri için de geçerlidir. Her iki örnekte de, Avrupa Birliği düzenlemeleri altında aile birleşimi yapılmasına karar verilmesi, kişi için serbest dolaşım hakkını kullanmasının gerekli olup olmadığına bağlıdır. Dahası, Danimarka vatandaşı ve aile üyesi (üçüncü ülke sakinleri) Danimarka’da yasal olarak kalıyor olmalıdırlar. Danimarka vatandaşı ve yabancı aile üyesi Danimarka’da gerçekten beraber yaşıyor olmalıdırlar. Yalnızca Danca dilinde mevcut olan Juridisk fortolkningsnotat om sagerne C-456/12, O. m. fl., og sag C-457/12, S. sayfasında daha fazla bilgi alın. Serbest dolaşım hakkını hizmet sağlayıcı, ücretli işçi, kendi işinde çalışan ücretli işçi, ücretli hizmet sağlayıcı, geçici işçi, öğrenci ya da kendini geçindiren olarak kullanan Danimarka vatandaşlarının aile birleşimi yapabilmeleri için hâlâ başka bir Avrupa Birliği/Avrupa Ekonomik Alanı (EU/EEA) ülkesinde kalmış olmaları gerekmektedir.

Yukarıda anlatılan Eind ve Metock hükümleri (dava C-291/05 ve C-127/08), Ibrahim ve Teixeira hükümleri (dava C-310/08 ve C-480/08), Zambrano hükümleri (dava C-34/09), O ve S hükmü (dava C-356/11 ve C-357/11), O hükmü (dava C-456/12) ve S hükmü (dava C-457/12) davalarından çıkarılan sonuçlardan birine uygun düştüğünü düşünen ya da farklı bir şekilde aile birleşimini hak ettiğini düşünen Danimarka vatandaşları, davanın yeniden açılması için en son işleme alınmış başvurunun hükmünü talep edebilirler.

Daha sonra davanın yeniden açılması için dayanak olup olmadığı değerlendirilecektir.