Son zamanlarda Çin’in Chongqing şehrinde yayalara özel caddeler otobanlara dönüştürülüyordu. Şimdi ise şehir yönetimi yolları tekrar yayalara ve bisikletlilere özel hale getirmek için Danimarkalı bir şehir planlamacısıyla anlaştı.
By Jeppe Villadsen Focus Denmark no. 4, 2012
Çin’de yaşamayan çoğu insan için bilinen bir gerçek olmasa da Chongqing, Çin’in 11 milyon civarı nüfusuyla en hızlı büyüyen şehirlerinden biri.Çin’in yüzlerce şehri gibi Chongqing de aynı şekilde gelişiyor. Eski binalar tahrip edilirken, yerini gökdelenler alıyor. Arabalar otobandaki kontrolü ele alırken, bisikletliler ve yayalar görmezden geliniyor.Fakat şimdi Chongqing vatandaşları şehirlerini geri kazanmak üzere. Chongqing şehrinin yönetim kurulu, şehir araştırmaları ve tasarımında danışman görevi gören, yayalaştırılmış yollar oluşturma konusunda uzman firma Gehl Architects ile anlaştı.

A-place-for-pedestrians580

Chongqing’te bahçıvanlık ile ilgilenen bir işçi. Çin’in bu büyük şehrinde yıllardır yayalara özel yollar yapmaya yanaşılmıyor.

Gehl Architects’in Çin’deki çalışmalarını yürüten ortağı Kristian Villadsen: “Çin’in yeni şehirlerinde hala meydanlar ve parklar yapılıyor ama şehirlerin kalbi olan caddeler hızlı bir şekilde otobanlaştırılıyor” diyor.

Şehir planlamasının amacı ise New York’un Manhattan şehri gibi iki nehrin arasında bulunan bir yarımadadan oluşan, Chongqing’in merkezine doğru birbirine bağlanmış bir yaya yolu ağı oluşturmak.

Yıllardır, şehrin planlaması yayalaştırılmış yollar oluşturmak haricinde her türlü değişimden geçti. Sekiz şeritli otobanlar genişleyerek yayalar için karşıya geçme imkanı sağlayacak bir yol bile bırakmadı. Metro ve otobüs durakları yoğun kavşakların tam ortasına inşa edildi, kaldırımlar yok oldu ve toplu taşıma araçları insanların evlerinin önüne kadar ulaşmıyor.

Kristian Villadsen: “Oldukça hızlı bir şekilde bisiklet kültürü araba kültürüne dönüştürüldü. Fakat hala azımsanamayacak kadar insan yürümeyi tercih ediyor ve bu yüzden yürüme kültürünü daha cazip bir hale getirerek sürdürmek oldukça önemli.” diyor.

Bunu başarmak şehir rotalarını daha akılda kalıcı ve bulması daha kolay bir hale getirmekle, örneğin; aynı tarzda kaldırımlar döşemekle, ışıklandırmalar, levhalar ve banklar yerleştirmekle mümkün olabilir.

Fakat şehir yönetiminin temsilcisi durumundaki Chongqing Planlama ve Tasarım Enstitüsü’ne göre caddeleri yayalar için uygun hale getirmek oldukça zor bir faaliyet.

Enstitü’deki Uzman Mühendisler Ofisi’nin müdürü Yu Jun: “Şehrin halka açık alanlarını geliştirmeye, sokak yaşamını canlandırmaya ve Chongqing’in gelişimini sürdürmeye imkan verecek bir yola sokmaya yönelik amaçları, otomobillerin şehir yaşamına egemen olduğu bir zamanda bir anda hayata geçirmek bizim için oldukça zor.” diyor.

Buna karşın Yu Jun, enstitünün Gehl Architects ile olan ortıklığından söz ederek, şehrin kalitesini arttırmaya yönelik projeyle işlerin oldukça değişmeye başladığını dile getirdir.

Manhattan’daki Bisiklet Yolları

Danimarka’daki danışmanlık şirketi, Chongqing’te de dünyanın her yerinde hayata geçirdikleri yöntemi uyguluyor. Firma Meksiko’da ve Cape Town’da yayalara ve bisikletlilere özel alanlar, New York’ta ise bisiklet yolları oluşturdu. Times Square’i arabaların giremeyeceği bir yer haline getirdi, Umman’da ve Ürdün’de araçların giremeyeceği eğlence yerleri yarattı.

Gehl Archtitects’in 40 yıldan fazladır yayalaştırılmış yollar oluşturmada uzmanlanmış kurucusu Jan Gehl: “Bugün Avustralya’nın büyük bir kısmı ve artık Moskova ve Rusya’daki birçok yerin de dahil olduğu şehirler, şehir planlamaları için bizim yöntemimizi kullanıyor. 10 yıl önce ortaya çıkan bu alanda Kopenhag’ta 35 mimarımız çalışıyor. Şehir planlamasında insan ölçülerini esas alıyoruz. İlginçtir ki yıllardır bu alanda çalışma yürütmemize rağmen hala hiç rakibimiz yok.” diyor.

Şehir planlamalarında yaşanılabilirlik ve şehri yaşamak için cazip bir hale getirmek ortak bir mantalite haline gelmiş durumda.

Jan Gehl: “Daha fazla insanın yürümeyi tercih etmesi bizim için oldukça önemli çünkü birçok açıdan fayda sağlıyor. Şehri canlandırıyor, daha güvenli ve tabi daha sağlıklı. Bunlar önemli ama daha da önemlisi insan vücudu devreye girdiğinde, araba yapımına para harcamak için gerek kalmıyor. Aynı zamanda da sağlık harcamaları konusunda kâr ediyoruz.”

Amager_Torv_Photographer_Cees_van_Roeden580

Kopenhag Strøget’ten – Avrupa’nın en uzun yaya caddelerinden biridir. Fotograf: Cees van Roeden / www.copenhagenmediacenter.com.

Yayalar İçin Alt Yapı

Danimarka oldukça uzun bir zamandır yayalaştırılmış yollar oluşturma üzerine çalışıyor. 50 yıl önce Kopenhag’ta dünyanın ilk trafiğe kapalı caddelerinden biri olan Strøget kuruldu. 1.1 kilometre uzunluğuyla Avrupa’nın en uzun kaldırımlaşmış caddelerinden biri olma özelliğini koruyor.

Jan Gehl: “Son 50 yıldır kaldırımlaştırma ve yayalar için sağladığımız alt yapı hizmetleriyle Kopenhag’ı en çok yaşanan şehirlerden biri haline getirdik.”

Buna karşın, Çin’de araçların egemenliğini gözlemlemek mümkün. Şehir planlamacıları, belediye başkanları ve vatandaşlar yayalar için özel yollar yapılması konusunda oldukça ısrarcı.

Kristian Villadsen Batı’da önem kazanan bu durum hakkında yorum yaparken; canlı, güvenli, sağlıklı ve cazip şehirler yaratma amacının Çin’de de ortaya çıkmaya başladığını bildirdi. “Çin’de insanlar toplu taşıma araçlarını kullanma konusunda oldukça iyi fakat toplu taşıma araçları sadece A noktasından B noktasına gitmek için kullanılıyormuş gibi bir algı var. İnsanların duraklarda yaşamadığı, aynı zamanda durağa gitmek için de bir yol kat etmesi gerektiği gerçeği göz ardı ediliyor. Bu nedenle toplu taşıma sadece arabası olmayan insanlara hitap ediyor.”

Jan-gehl290Jan Gehl

Fotograf: Peter Helles Eriksen/Scanpix.

17 Eylül 1936’da doğdu. Şehir alanlarını çözümlemeye ve geliştirmeye odaklanan Danimarkalı bir mimar.

2000 yılında bisikletlilere ve yayalara yönelik yollar oluşturmaya, şehirdeki yaşam kalitesini arttırmaya yönelik danışmanlık görevi gören firma Gehl Architects’i kurdu.

Şehirde cazip alanlar oluşturma konusunda birkaç kitap yayınladı. En bilineni ise 1971’de yayınlanan “Life Between Buildings” (Binalar Arasında Yaşam) adlı kitabı. 2010’da yayınlanan son kitabı “Cities For People” (İnsanlar İçin Şehirler) Çince de dahil olmak üzere 16 dilde yayınlandı.