Küçük firmalar geçerliliğini kaybetmeyecek çok sayıda fikir sürüyorlar piyasaya. Bir araştırmacı “Bu fikirler aynı tarzı benimsemiş büyük şirketler üzerinde canlandırıcı etki yaratıyor.” diyor.

Çocuk giyim üreticisi Katvig “takas partileri” düzenleyerek ailelerin çocuklarının kıyafetlerini takas etmesine olanak sağlıyor.

Godbye-fast-fashion580

Kıyafet Takası, Kıyafet Tadilatı ve Hatta Kıyafet Kütüphanesi

Bu faaliyetler Danimarka’nın moda şirketlerinin yarattığı sosyal sorumluluk bazlı projelerden bazıları. Doğa dostu olan Danimarka Moda Enstitüsü, 2012 yılında ürünleri dağıtmak için moda dünyasında yeni bir kanun çıkardı ve müşterilere bilinçli tercih yapma konusunda yardım ederek doğaya karşı düşüncelerini değiştirmeleri için sanal bir kampanya başlattı.

Peki Danimarka moda endüstrisi şirketlere ve müşterilere “doğaya saygı” kavramını kazandırmak için neden bu kadar uğraşıyor?

Danimarka Moda Enstitüsü’nün proje müdürü Johan Arnø Kryger: “Danimarka ve Kuzey Avrupa modası “yenilenebilirlik” konusunda büyük bir potansiyele sahip ve eğer kartlarımızı doğru oynarsak moda dünyasında doğanın öncüleri olabiliriz.” diyor.

Uzun Süreli Yaşam

Kuzey Avrupa ülkelerinin rehaf seviyesi yüksek olan yerleri insanların birbirleriyle ve yaşadıkları yerle ilgilendikleri eyaletlerdir. Geri dönüşüm ve devamlılık sağlamak mimaride, enerjide ve yiyeceklerde uzun zamandır kullanılan bir kavram. Şimdilerde moda dünyasının dönüm noktası yeni kurulan şirketlerin daha ilk zamanlarından doğa konusunda hassasiyet göstermeleri oluyor.

Bunlardan biri kıyafetleri, aksesuarları, yastıkları, kilimleri sadece kaşmirin daha doğal hali olan “cashllama” adlı kumaştan üreten Danimarkalı şirket AIAYU. AIAYU’nun ana tedarikçisi 2013’ün başında Danida’nın desteğiyle (Danimarka’nın uluslararası kalkınma işbirliği) sosyal sorumluluk konusunda enternasyonel standartlara sahip SA8000’e göre belirlendi.

Buna ek olarak, AIAYU ürünlerinin ömrünü uzatmak için yeni bir teşvik çıkaracak. Maria Glæsel, AIAYU’nın ortağı ve müdürü: “Ürünlerimizin ömrünü garanti kapsamı süresi dışında satış sonrası hizmeti vererek artıracağımızın farkında vardık. Müşterilerimizi hata kendilerine ait olsa bile kıyafetlerini ücretsiz olarak onarmamız için bize göndermeye teşvik ediyoruz.”

Bu değişimden sonra rekabet artık ücrete dayalı değil, kaliteye yönelik olacak. Aynı zamanda beraberinde doğa için de fayda getirecek.

Şirketin bu teşviği üretim fazlalığına ve en son trende göre sürekli değişen ve aşırı tüketim ile sonuçlanan hızlı moda kavramına bir tepki olarak görülebilir. Johan Arnø Kryger bu konuya: “Hızlı moda oldukça lüzumsuz. Moda endüstrisi dört mevsim yerine sadece kışlık ve yazlık tasarımlar yaparak da işlevini yerine getirebiliyor” diyerek katılıyor.

nice290

Takas ve Kiralama

Danimarkalı moda firması Noir, dayanıklı pamuktan üretim yapan ve Uganda’daki Gulu ortaklığıyla geliştirilen Illuminati adlı yeni bir marka tanıttı.

“Paylaşmak, daha fazlasına sahip olmaktır” sözüyle yola çıkan kıyafet kütüphanesi diye adlandırılan Resecond üyelerine kıyafet takas olanağı sunmak amacıyla kapılarını açtı.

Şirketin kurucusu Vigga Svensson müşterilere geri dönüşümü anlatıyor ve ailelerin çocuklarının kıyafetlerini değiş tokuş edebileceği takas partileri düzenliyor. Giysi kütüphanesiyle Katwig’in takas partilerinin amacı kıyafetleri daha uzun ömürlü hale getirmek. Bu aynı zamanda Katvig’e düzenli müşteriler de kazandırıyor.

Kıyafet kiralama konusunda araştırmaları olan Vigga Svensson: Takas partilerinden döndükten sonra insanlar Facebook’ta arkadaşlarına bundan bahsetmeye başlıyor. Bilindik yollarla reklam vermektense tüketicilerde iyi bir izlenim bırakarak onların bizden bahsetmesini sağlamak daha az maliyetli. Kazançta büyük bir yükseliş oluyor.” diyor.

“Kiralamak doğa üzerinde daha külfetsiz etkiler bırakıyor ve tahmin ediyoruz ki gelirlerimiz yüzde 50 artacak. Üretimin en büyük problemlerinden birine çözüm bulmak oldukça tatmin edici. Kıyafetler yeterince kullanılamadan ömürlerini tüketiyor. Ya dolapta bir köşeye ya da çöpe atılıyor.”

Teşvik Sağlama

Birçok moda firması geri dönüşüme ve sosyal sorumluluğa odaklandı. Ama bunların gerçekten çevresel etkileri var mı?

Kopenhag Ticaret Üniversitesi öğretim görevlisi Esben Rahbek Gjerdrum çoğunlukla dolaylı yoldan etkilediğini söylüyor.

Moda endüstrisinin gelişiminin çevresel,ekonomik,sosyal eksende olması gerektiğini savunan MISTER A Modanın Geleceği araştırma projesinde yer alan Pedersen : “Küçük firmaların birçoğu idealizm ve ticaret mantığından sıyrılıp çevresel koşulları da hesaba katmak gerektiğini umursamıyor.” diyor.

MISTER A projesi 2015’te bittiğinde amaç ekonomik,sosyal ve çevresel açıdan uzun ömürlü ticaret modelleri oluşturmuş olabilmek.

Pedersen: “Trend teknolojik çıkarlarla, yükselen mal fiyatlarıyla ya da Birleşmiş Milletler’in geleceğe yönelik çıkaracağı kanunlar baz alınarak belirleniyor. Başka bir deyişle gerçeklerin ve geleceğin nasıl şekilleneceğinin kombinasyonuyla.” Danimarka Moda Enstitüsü de aynı fikri paylaşıyor.

Johan Arnø Kryger ise: “Gözlemdiğim kadarıyla endüstride yüzümüzü doğaya dönmemiz gerektiği algısı oldukça yaygın” diyor.