Danimarka mutfağı hala sanayileşmeden önceki zamanlara dayanan elementler barındırmaktadır. Mesela bira, çavdar ekmeği, tuzlu domuz ve tuzlu ringa balığına dayalı bir mutfakla depo bakım çağı olan milattan önce 1860.

O zamanlara ait yemeklerin arasında bugün hala yenen øllebrød (çavdar ekmeği, şeker, alkolsüz biradan yapılan), vandgrød (genellikle su ve yulafla yapılan lapa), gule ærter (nohut çorbası), æbleflæsk (yağda kızartılmış elmalı domuz dilimleri), klipfisk (kurutulmuş morina balığı), blodpølse (bitter puding), finker (sakatat yahnisi) ve grønlangkål (kıvamlı haşlanmış lahana) vardır.

19.yüzyılın ikinci yarısında, kooperatif hareket çağı, süt ve patates öncül bir rol oynadı ve ocak, kıyma makinesi ve gelişen perakende satış ticareti kızartılmış domuz eti ve et suyu, hardal soslu haşlanmış morina balığı, et suyu çorbası, ekmek ya da hamur köfteleri, kıymalı biftekli börekler ve kıymalı diğer yemek çeşitlerini yapmak için yeni olanaklar sağladı.

Aynı dönemde rødgrød (haşlanmış meyve), sødsuppe (meyve çorbası) ve haşlanmış meyveler gibi birçok meyve yemeği ortaya çıktı. Ayrıca sebze yemeklerinin oranı da beyaz soslu kaynamış lahana, kırmızı lahana, pancar turşusu,salatalık salatası, beyaz soslu bezelye ve havuçla birlikte arttı.

Gaz yakıtlı su banyolu sosis tezgahları, kızartma tavalar ve ızgaralar Danimarka kent peyzajında popüler bir element oldu. Fast food restoranlarının bir öncüsü olarak kendi kültürünü yarattı.

Viyana’da Danimarka hamuru ”Kopenhagener Gebäck” olarak bilinmesine rağmen, Danca’da Wienerbrød-Viyana Ekmeği-olarak anılır. 1840’tan beri bilinir ve Viyana’dan gelen göçmenler, muhtemelen grev kırıcılar tarafından icat edildiği söylenir.

Rødgrød med fløde adı, Danimarkalı olmayan herkes için bir telaffuz testi olan meyve yemeğidir. Yumuşayana kadar kaynatılan renk üzümü, ahududu ve kuş üzümünden yapılan bir yahnidir. Suyu tatlandırılır ve kıvama getirilir. Daha sonra yemek krema veya süt ile servis edilir.