Danca, Dünya çapında sadece 5.6 milyon kişi tarafından konuşulan küçük bir dil. Ancak Danimarka, H.C Andersen, Søren Kierkegaard, Karen Blixen (Isak Dinesen) ve Peter Høeg gibi edebiyat dünyasında iz bırakmış yazarlar bakımından oldukça zengin.

Bilinen ilk Danca eser, 200 ve 1100 yılları arasında taşın üzerine runik alfabe de yazılmış krallar ve savaşçılarla ilgili dizeler içeriyor.

Hamlet ve Holberg

Hıristiyanlığın Danimarka’ya gelişinden sonra, baskın dil Latince idi ve Danimarka’nın ilk büyük edebi metni olan ‘’Gesta Danorum’’ (Danimarkalıların Kahramanlıkları) Saxo Grammaticus tarafından 1200 dolaylarında yazıldı. Kitap ilk Danimarka krallarıyla ilgiliydi ve ayrıca, daha sonraları Shakespeare’in ünlü oyunu için model olan, Hamlet olarak da bilinen Prens Amletus’un hikayesini içeriyordu.

1500’lerdeki reform boyunca ve sonrasında edebi odak noktası İncil’in çevrimi ve ilahi yazımı gibi dini konular üzerineydi. 1700’lerin başına kadar Danimarka edebiyatı gerçek bir baba figürüne sahip değildi:

Ludvig Holberg

Ludvig Holberg (1684-1754) felsefe ve tarih yazarlığı yaptığı gibi, 1722’den 1728’e kadar olan altı yıllık dönemde 25 komedi oyunu da yazmış olan çok yönlü bir yazardı. Bunlardan birkaçı hala düzenli olarak oynanıyor ve özellikle Jeppe on the Mountain ve Erasmus Montanus Danimarka kültürel mirasının parçası oldular.

Holberg aydınlanma hareketinin temsilcisiydi ve sağduyuyu diğer her şeyden üstün görüyordu. Oyunlarında sıradan insanların aptallıklarını sıradan insanlara gösteriyordu ve böylece insanlara insan doğasını gösterip onlara gülünmesini sağlıyordu. Böylece akıl ve sağduyuya dikkat çekmek Holberg’in görevi olmuştu.

Altın Çağ

1800’lerde Romantizm Almanya’dan Danimarka’ya geldi ve bu Danimarka’nın 1800’den 1850’ye kadar sürecek olan Altın Çağı’nın müjdecisiydi.

Bu dönem Danimarka’nın ilk büyük romantik yazarı Adam Oehlenschläger (1779 – 1850) ile başladı fakat ün olarak 1840’lara kadar öyküleriyle uluslararası bir ilgi gören Hans Christian Andersen (1805-1875) tarafından çabucak geçildi. Andersen birçok türde eser verdi, fakat bugün onu öncelikle Kralın Yeni Giysisi, Çirkin Ördek Yavrusu, Kibritçi Kız gibi dünyaca ünlü masallarıyla hatırlıyoruz.

Hans-Christian-Andersen290

Foto: Hans Christian Andersen

İkinci büyük yazar ve Hans Christian Andersen’in çağdaşı olan Søren Kierkegaard (1813-1855) idi.

Hayatı boyunca, Kierkegaard hor görüldü ve Kopenhag’ın karikatüristleri onu gülünç bir kamburu olan büyük burunlu tuhaf biri olarak resmetme şansını hiç kaçırmadılar.

Ama gelecek nesiller, bugün 19. Yüzyılın en büyük filozoflarından biri olarak kabul edilen Kierkegaard’ın takdirkar yönüne sahip çıktılar. Başyapıtları arasında Ya/Ya da, Korku ve Titreme ve Kaygı Kavramı sayılabilir. Kierkegaard çoğunlukla, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Fransız yazarlar Jean-Paul Sarte ve Albert Camus ile tanınan ve felsefi bir teori olan varoluşçuluğun babası olarak kabul edilir.

Büyük Danimarkalı yazarlardan üçüncüsü Nikolai Frederik Severin Grundtvig (1783 – 1872) idi. En ünlü Danimarkalı ilahi yazarı olmasının yanında, Grundtvig’in ayrıca Danimarka kültürü ve eğitimi üzerinde büyük etkisi vardır. Diğer şeylerin arasında, 1844’te halk lisesini Røddinge’te kurdu. Halk liseleri o zamandan beri Danimarka kültüründe merkezi kuruluşlardan biridir.

Modern Atılım

1870 civarlarında modern atılım denen yeni bir yönelim ortaya çıktı. Öncüsü, daha fazla gerçekçi edebiyatın fazlasının toplumda sorun yaratabileceğini savunan yazar ve toplumsal eleştirmen Georg Brandes (1842-1927) idi. Brandes’in, kuşaktan kuşağa aktarılmış toplumsal kuralları ve dini bırakmaya ve anti militarizm ile yeni darbelere açıklığı işaret eden, sözde Sosyal Radikalizmi’nin hâlâ Danimarka’nın politik ve kültürel tartışmalarında büyük etkisi vardır.

Dönemin bir diğer önemli Danimarkalı yazarı, uluslararası alanda da bilinen, Jens Peter Jacobsen (1847-1885). Jacobsen’in mesleği botanik uzmanlığıydı ve Darwin’in Türlerin Kökeni adlı kitabını Danca’ya çevirmişti. Herhangi bir ilahi müdahale olduğundan kaçınarak söylemeliyiz ki, Jacobsen’in natüralist edebiyata öncülük etmesi hiçbir şekilde tesadüfi değildir. İkinci kitabı Niels Lyhne bir ateistin hayatını ve kaderini konu alırken; Marie Grubbe adlı kitabı, kadınların cinselliğini konu alan ilk Danca kitaptır. Niels Lyhne, büyük Alman yazar Thomas Mann’ı etkileyen kitaplar arasındadır.

20. Yüzyıl

20. yüzyılın başlarında Danimarka edebiyatı farklı yönlerle nitelendiriliyordu.

Martin Andersen Nexø (1869-1954) 1987 yılında Danimarkalı yönetmen Bille August tarafından sinemaya da uyarlanan, Fatih Pelle adlı romanında işçi sınıfının hayatını işlemiştir. Film, En İyi Yabancı Film dalında Oscar ödülü kazanmıştır.

Dönemin en iyi yazarlarından biri de kendini varoluşçu düzyazılarıyla diğerlerinden ayıran Johannes V. Jensen (1873-1950)’dir. Jensen, 1944’te Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanmıştır ve 1999’da mükemmel kitabı ‘’Kral’ın Düşüşü’’ 20. Yüzyılın en iyi Danca kitabı olarak Danimarkalı okurlar tarafından seçilmiştir.

Fakat bu dönemin en iyi yazarı muhtemelen, ayrıca Isak Dinesen takma adıyla da yazan, Karen Blixen (1885-1962)’dir. Blixen ilk çıkışını 1934’te 49 yaşındayken, Yedi Harika Öykü derlemesiyle yaptı. Kitap anlatı geleneğinden yararlanan peri masalı tarzında yazılmıştı. Yedi Harika Öykü edebi bir merak uyandırdı ve Blixen bunu her zaman, özellikle ‘’eski tarz’’ yazılmış popüler romanlarla devam ettirdi, öyle ki şunu ironili bir şekilde dile getiriyor: ‘’Danimarka’daki genç yazar arkadaşlarım 300 yaşında olduğumu söylüyorlar’’. Yaşına ya da yazış stiline rağmen, Blixen muhtemelen uluslararası alanda 20. yüzyılın en çok hayranlık duyulan Danimarkalı yazarı. Ernest Hemingway 1954’te Nobel ödülünü aldığında bunun Karen Blixen’e verilmesi gerektiğiyle ilgili bir yorum yapmıştı.

KarenBlixen

Foto: Karen Blixen

İkinci Dünya Savaşından Sonrası

Savaş sonrası ve akabinde, Danimarka edebiyatı, ulusal olduğu kadar uluslararası politika ve edebi gündemle ilgilenen türler ve yönelimler olarak nitelendiriliyordu.

Tove Ditlevsen (1917-1976) hâlâ en etkileyici Danimarkalı kadın yazarlardan biri. Kopenhag’ın kenar mahallelerindeki çocukluğu üzerine direkt ve dürüst tanımlamaları ona Danimarka edebiyatında ve Danimarkalı okurların kalbinde özel bir yer açtı.

KlausRifbjerg_fotoMortenHoltum290Foto: Klaus Rifbjerg

Bir diğer oldukça popüler Danimarkalı yazar Klaus Rifbjerg (doğum: 1931). Genç insanların kişisel gelişim ve cinsellik problemleri hakkında olan ilk romanı Kronik Masumluk modern Danimarka edebiyatının en önemli parçalarından biri. Rifbjer, 1956’daki ilk çıkışı ve Danimarka’daki lakabı da olan ‘’Big Klaus’’dan beri yılda birkaç kitap yayınlayarak nerdeyse her edebi türü denedi ve en üretken Danimarkalı yazarlardan biri sayılıyor.

Dan Turell (1946-1993) ya da ‘’Danny Amca’’ oldukça popüler bir yazar ve şair olarak hatırlanıyor. Danimarka’da en iyi dedektif romanlarıyla biliniyor, fakat Turell ayrıca Amerikan ilhamından da yararlanan Danimarkalı bir yazar. Özellikle de 50’ler ve 60’larda Birleşmiş Milletlerde Allan Ginsber, Jack Kerouac ve William Borroughs gibi isimlerle oldukça popüler bir tür olan Beat türünden yararlanmıştır.

Uluslararası ortamda, şair Inger Christensen (1935-2009) deneysel şiir tarzıyla dikkat çekti ve çoğu Avrupa medyası Nobel Kurulu’nun haksız bir şekilde büyük bir Danimarkalı kadın şairini es geçmesinin ardından, ölümü üzerine üzüntü duydu.

Peter Høeg (doğum: 1957) de ayrıca bir cinayeti araştıran yarı Grönlandlı bir kadını anlatan ‘’Smilla ve Karlar’’ gibi romanlarıyla uluslararası çok satanlara girerek dünya çapında kayda değer bir dikkat çekti.

Peter-Hoeeg580-foto_Poul_Rasmussen

Peter Høeg,
Foto: Poul Rasmussen

Yeni Milenyum

Yeni Milenyum’daki Danimarka edebiyatı hâlâ geniş çeşitliliğiyle nitelendiriliyor. İstatistiklere baktığımızda, dedektif romanlarının son zamanlarda Danimarkalılar üzerinde güçlü bir etkisi olduğu görülüyor ve bu türdeki en önemli yazarlardan biri tekrar tekrar Danimarka çok satanlar listesine giren Jussi Adler-Olsen (doğum: 1950).

Dijital medya çağında, Edebiyat Danimarka’da hala okunuyor. 2004’te yapılan bir araştırma %25’ten fazla yetişkinin her hafta bir öykü okuduğunu gösteriyor. 2010’da, 1717 öykü kitabı Danca olarak yayınlandı ve aynı yıl Danimarka’nın 521 halk kütüphanesi toplam 31 milyon kitap yayınladı.