www.denmark.dk sitesinde bulunan yabancı blog yazarlarının bloglarına dayanarak Danimarka’ya yeni geldiğinizde bilmeniz gereken 9 şeyin listenizi çıkardık.

1. Danca öğrenin

Eğer topluma uyum sağlamak istiyorsanız, Danca öğrenmelisiniz. İş bulmak veya çalışmak için değil de onlardan biri olabilmek için. O halde, Danimarka’ya gelip CPR numaranızı aldığınızda vatandaşlık servisleriyle iletişime geçip yaşadığınız yerdeki belediyenin sunduğu dil dersleri hakkında bilgi edinin. Programlar genellikle 3 yıla kadar sürüp belli şartları (18 yaşından büyük olmak ve CPR numarınız olması gibi) karşıladığınız takdirde ücretsizler. İspanya’dan Natalia…

Danish language
Fotograf: Tomasz Sienicki

‘H’ sesini çıkarmaya odaklanın: HEJ, HILS and HYGGELIG. Diyalog arasında özgürce kullanmaya çalışın ve çoşkulu olmayı unutmayın.

“Hej!”, “merhaba” demek. Ya da “Hej, hej!”, “tekrar görüşürüz”.

“Hvor er det hyggeligt!”: “Çok şeker değil mi/ Ne kadar güzel vakit geçiriyoruz!”

“Hils!” ya da “Hils din mor/din kæreste/derhjemme!” ise “Annene/ evdeki herkese söyle onları istiyorum!” – İskoçya’dan Diane…

2. Damak tadınızı değiştirin

Ben eti iki ekmeğin arasında koyup yiyen bir ülkeden geliyorum. Elinize alıp ısırabilir ve burnunuza ya da yüzünüze mayonez bulaştırmayacağınızdan emin olabilirsiniz. Fakat Danimarka’da işler biraz daha farklı. Sevgili ekmekleri üzerine koydukları binbir türlü sandviç sosların yanı sıra, Danimarkalılar ekmeklerinin üstlerini kapatmayı sevmiyor. Tabii bu beraberinde pek çok sorunu da getiriyor. Pek çok kez burnuma remoulade ( tatlı Danimarka turşusu) bulaştırdım. Danimarkalıları taklit ederek çatal-bıçak kullanabilir ya da ekmeğinizin üstüne çok fazla malzeme koymaktan kaçınabilirsiniz. Kesinlikle yardımcı oluyor! – İrlanda’dan Jennifer…

Kahvaltı için büyük bir tabak sütle ve şekerli havregyrn (pişmemiş yulaf ezmesi) yiyin. Öğle yemeği içinse rugbrød med leverpostej (çavdar ekmeği ile ciğer ezmesi) yerken akşam yemeğinde frikadeller (köfte) yiyin. Tatlı isterseniz Flødeboller ya da skumbananer (çikolata kaplı banana aromalı marşmelov) deneyin. – İskoçya’dan Diane…

3. Değişik türde kıyafetleriniz olsun

Danish weather

Danimarka’da hava hem korkunç, hem de güzel olabilir- genellikle ikisinin arasında bir yerdedir. Bir gün içinde dört mevsimi de yaşamaya hazır olun. Hepsi öğle yemeğinden önce… Danimarkalıların dediği gibi kötü hava yoktur yanlış kıyafet vardır. Bu yüzden, su geçirmez ve lastik çizmelere para harcayın. Ya da içinizdeki Viking’i keşfedip soyunun ve kışa meydan okuyun! – İskoçya’dan Diane

4. Gelenekleri takip edin

Fastelavn

Önceden pek çok söylediğim üzere, Danimarkalılar aşırı liberal olmalarına rağmen çok fazla gelenekseller. Her sezon, her bayram, her tatil ve her kutlamada bir Danimarka geleneği bulabilirsiniz. Gizli kardelen şeklindeki mektupları, sangskjuler, kalede gezintiler, varile vurma, kalp şeklinde örgü, pencereye mum koyma, Mavi Pazartesi kıyafetleri giyme, şenlik ateşi konuşmaları, pembe domuz kazanmak, fiyord karidesleriyle ziyafet çekmek gibi pek çok şey sayılabilir. Bu liste, Danimarka bayrağının- Dannebrog- arka planda dalgalanmasından ayakkabıların kapıda bırakılmasına- selvfølgelig- kadar uzayıp gidiyor. İskoçya’dan Diane…

5. Bisiklet alın

Cykel

Danimarka’ya taşındıktan sonra bir bisiklet bağımlısı oldum. Bisiklet hem eğlenceli hem de serbest olmanı sağlıyor. Bisiklet kullanırken düşüncelerim özgürce dolanabiliyor. bisikletçilerin arasına katılmanın birçok açıdan faydası var. Bir noktadan diğerine hızlı bir şekilde ulaşmanın yanı sıra başka rotalara deneyerek birçok yeri keşfetme olasılığı da var. Tekrardan enerjik hissedecek ve Danimarka’nın en iyisi olan bisiklet yollarından keyif alacaksınız. Yanınızda harita taşımayı unutmayın. Bisikletlerin nemli bir ulaşım aracı olduğunu unutmayın. İnsanlar genellikle çok hızlı bisiklet kullanıyor ve hata yapanlar pek hoş karşılanmıyor. çok yakında neden Danimarkalıların dobra olduğunu anlayacaksınız çünkü sizi acımasızca azarlayacaklardır. Bu yüzden, bisiklet kurallarını öğrenip ona göre davranın!

Bisikletteyken unutmamanız gereken şey rüzgar! Danimarka genellikle rüzgarlı bir ülke ve Murphy Yasaları’na göre aceleniz varken rüzgar hep karşıdan eser. Rüzgar, yolculuğunuzu oldukça etkileyebilir ve bu noktayıDanimarkalıların dakikliğini düşünerek göz ardı etmeyin. Almanya’dan Dagmar…

6. Din hakkında çok konuşmayın

Burada pek çok insan düzenli olarak kiliseye gitmez ve din gün içinde pek yer almaz. Hatta pek çok bayram da Danimarka’da kutlanmaz. Birçok Danimarkalı arkadaşımla neden böyle olduğu hususunda konuştum. Genellikle çoğu genç olduğu için kendilerini dindar saymıyorlar ve bu yüzden de dinsel kuralları takip etmiyorlar. Çoğu da kendilerini açık açık ateist olarak adlandırıyor. Hindistan’dan Ankit…

Danimarkalılar din görüşlerini kendilerine saklamayı seviyor. Profesör Vejrup’a göre, Danimakalılar din hakkında konuşmaktan NEFRET ediyor. Bunun özel ve kişisel bir konu olduğunu düşünüyorlar. Bu yüzden Noel dışında kiliseye gitmiyorlar. Fakat kendilerini dindar saymayan insanlar halen Danimarka devlet kilisesi olan Folkekirken’ya bağlılar ve vergilerini ödüyorlar. İspanya’dan Natalia…

7. İnsiyatif kullanın

İrlanda’da yeni bir kişiyi ailemize ya da arkadaşlarımıza tanıştırırken bütün sorumluluğu biz alırız. Masa başında dikkatleri üzerimize toplayıp yeni geleni grupla grubu da yeni gelenle hızlıca ve ve gayri resmi bir şekilde tanıştırırız. Danimarka’da işler biraz daha resmi gerçekleşiyor. Danimarka’da kendini grup içinde ya da odada dolaşıp herkesin elini tek tek sıkarak adını söyleyip (tek yapılması gerek bu) tanıtmak gerekiyor. Zorlayıcı bir deneyim olabilir özellikle de Danca konuşamıyorsanız ama turunuzu bitirdikten sonra herkesle tanıştıktan sonra rahatlayabilirsiniz. Maalesef isimleri telaffuz zorundasınız ve yarısını da hatırlamayacaksınız. İrlanda’dan Jennifer…

Eğer inisiyatif almakla ilgi bir sorunuz yoksa Danimarka’da çok güzel yaşayabilirsiniz. Eğer bu konuyla sorunlarınız varsa o zaman birçok problemle karşı karşıya kalabilirsiniz. Vikingler ülkesi Danimarka herkesin konuşma özgürlüğü olduğu açık bir topluma sahip. İnsiyatif almak ve kendi gelişiminden sorumlu olmak özgürlüğün önemli parçalarından biri. Hindistan’dan Ankit…

İnsiyatif alıp Danimarkalılarla iletişime geçmek size kalmış .Kafeye gibi küçük toplanmalara davet edin. Başta birbirinizi çok tanımadığınızdan biraz şaşırabilirler fakat memnuniyetle davetinizi kabul edeceklerdir. Almanya’dan Dagmar…

Danimarkalıların içine kapalı bir toplum olduğunu söyleyebilirim. Müthiş, ağır Danca aksanımla Danimarkalıları kendime hayran bıraksam bile arkadaş edinmem yıllarımı aldı. Arkadaş sınırını geçmek sıkı bir çalışma ve kararlılık gerektirse bile ödülleri çok güzel. Danimarkalı bir arkadaşınız olduğu zaman ömürlük bir arkadaş kazanmış oluyorsunuz. Bir sorununuz olduğunuzda yardımınıza koşacak ve iyi günde, kötü günde yanınızda olacaklar. Tanıştığınız en sıcak en iyi yürekli insanlar olabilirler… özverili ve yardımsever. ABD’den Sharmi…

8. İş bulun

Çoğu Danimarkalı iş yeri yassı örgüt yapısına sahip; bu patronlarla ya da çalışanlarla açık bir şekilde konuşmak ve işbirliği demek. Patronunuz gibi değil ama bir arkadaşınız gibi ve her zaman saygı ve nezaket çerçevesinde fikirlerinizi söyleyebilirsiniz. Fakat sonuçta kararları verenin patronunuz olduğunu unutmayın!

1. Özgeçmişinizi özgeçmiş bankasına kaydettirin. Bunu layıkıyla, detaylı bir şekilde yapın ve arada da güncelleyin. Özgeçmişiniz, sizi kurumlara (ve işverenlere) tanıtan ve sizi işe almalarını sağlayan bir belge.

2. Özgeçmiş ve niyet mektubu seminerlerine katılın. Nasıl yazmanız gerektiğini bildiğinizi düşünüyor olabilirsiniz ama belki de bilmiyorsunuz!

3. Boş zamanları olup olmadığını öğrenmek için merkezlerinden birine uğrayın. (Başka şehirler hakkında bir bilgim yok fakat Aarhus’ta eğer Uluslararası Vatandaşlık Servisi açıksa, size yardım edecek birini bulacaksınız!) İspanya’dan Natalia

9. Teşekkür etmeye hazır olun

Thank you

Danca konuşmayı öğrenmeye başladığınızda minnet etmenin günlük yaşamda ve konuşmalarda ne kadar önemli olduğunu anlayacaksınız. Çocuklar her gün yemekten sonra ebeveynlerine yemek hazırladıkları için teşekkür (tak for mad) etmeleri beklenir. Benim kızım da gün içinde pek çok kez minnet duyduğunu dile getiriyor- otobüs şöferine, öğretmenlerine, sınıf arkadaşlarına. “Teşekkürler” demenin her zaman samimi olmadığını düşünmüşümdür; fakat Danimarka’ya taşındığımdan beri neredeyse her konuşmayla nasıl bütünleştiğini görmeye başladıkça ben de İngilizce konuşurken kullanmaya başladım ve bu konuda kendimi gerçekten iyi hissediyorum. ABDden Sharmi…