Nikolai Frederik Severin Grundtvig ( Danimarkalı Bilim Adamları )

Nikolai Frederik Severin Grundtvig, 1783-1872, neredeyse 75 yıllık Danimarkalı bir yazardır. Ancak, onun eserlerinin pek çoğu, ne kendi döneminden ne de sonraki dönemlerden büyük kitleler tarafından okunmamıştır. Onun fikirleri ve tutumları kişisel unvanlardan daha önemlidir.

Grundtvig, edebi kurumların çerçevesinden geçerek gelmiş ve projeleri ile tüm nüfusu biraraya toplamıştır. Onun düşünceleri ilk olarak, yazdığı son derece özel şiirler yoluyla ve daha sonra halk yüksek okullarındaki öğretmenler aracılığıyla yayıldı; bu da hiçbir müfredata göre olmadığını öğretti ve hiçbir sınava tabi olmamasına yol açtı ve Grundtvig’in en genel hatlarıyla formülleştirilmiş planlarının temelinde tüm bunlar, 1844 yılında Rodding ile başlayan, ancak özellikle de 1864 savaşında yenilmesinden sonra hızlı büyüme yaşayan ülkenin çeşitli yerlerinde ortaya çıkmıştır.

Nikolai Frederik Severin Grundtvig ( Danimarkalı Bilim Adamları )

Nikolai Frederik Severin Grundtvig ( Danimarkalı Bilim Adamları )

Danimarkalı bir vatandaş olarak burada, akademik ve sınırlı mesleki eğitim, günlük yaşama genel bir hazırlıkla yer değiştirmiştir. Bir kural olarak, Grundtvig’in yurtsever şarkıları, insanlığın Hıristiyan bakış açısı ve ulusal tarihsel duruşu ile biraraya getirilmiştir ve özellikle de 1807 ve 1814 yılındaki Norveç filosunun kaybından sonra bu da, toplumda dürüst, enerjik ve aktif role dayalı yeni bir Danimarka kimliği oluşturmada önemli bir rol oynamıştır.

Bilhassa onun Sang-Værk 1-5’inin (1837-81) içinde yayımlanan birçok orijinal ve çeviri ilahilerinde, büyük Hıristiyan festivallerine canlı ve sade bir karakter kazandırarak Danimarka Ulusal Kilisesi’ne yenilik getirmiştir.

Bugün bile onun ilahileri, resmi ilahi kitabına öylesine hakimdir ki kiliseye gitmeyen Danimarkalılar bile, Grundtvig’in birkaç ayetinin olmadığı Noel, Paskalya, Whitsuntide, düğünler ve cenazeleri güçlükle hayal edebilmektedir.

Bir ilahiyatçı, akademisyen, şair ve halk eğitimci olarak Grundtvig’in çalışmaları çığır açıcı olmuştur. Grundtvig, Nordens Mytologi (1808, Kuzeyin Mitolojisi)’nde, pagan mitlerindeki iç uyumunu görebilen ilk kişiydi ve 1832 yılının büyük ölçüde genişletilmiş, gözden geçirilmiş baskısında bunları, modern İskandinav’ın hayat görüşü paradigmasına dönüştürmeyi başarabilmiştir. Uygulamada onun teolojisi ise, her ikisinde de Mesih’in dudaklarından çıkan sözlerin beyan edildiği hem vaftiz hem de kutsal birliğin düşüncelerine odaklanmıştır.

1830’larda itibaren, bu şekilde hayat bulan bir Hıristiyan inancının arka planında, Danimarka’nın demokrasiye karşı yavaşça ilerleyen siyasi gelişmelerine uygun bir hızla ayak uydurarak Grundtvig, yeryüzündeki yaşam koşullarına olan vurgunun artamasına önem vermiştir.

O, günlük hayatta her bir vatandaşın komşusu için dilediği aynı eylemlere ve olanaklara sahip olmasını sağlayan özgürlüğü savunmuştur. Büyüklük ve onurda gözü olmadan, mutlulukla rahatça kendisi gibi davranma hakkını kavrayabildi. Nüfus dağılımı ile ilgili olarak kırsal kesimde el değmemiş yetenekleri keşfetti: Danimarkalıların çoğu hakkında söz sahibiydi.

Entellektüel ve sanatçı seçkinler yetiştirdiği zamanlarda Grundtvig, Danimarkalıların arasında manevi gücüyle mücadele eden ve en sonunda bu savaşı kazanan hasta bir kadınla birlikte aşk dolu insanları görmesinin ardından sıradan insanların dünya görüşünü benimsedi.

Kendi hayatının seyrinde bir fazdan diğerine yaptığı fırtınalı geçişlere rağmen Grundtvig, doğanın ilahi güçle yaratılan düzenindeki ufak bir gelişmeyi bile dört gözle beklemeyi kendisine ve başkalarına öğretti. Dünyanın gidişatını, zaman dolduğunda açıklığa kavuşturulacak bir muamma olarak gördü.

İnsanı her şeyi ile hisseden bir tür ailenin temelinde Grundtvig, bunu kapsamlı bir duygu paylaşımı, bir kardeşlik olarak düşündü; tüm yolların Mesih’e geri çıktığı cemaatleri, bütün yolların cennete uzandığı dünya tarihlerini ve yine tüm yolların Kral Dan’a vardığı Danimarka tarihini.

Aksi biri olarak entelektüel ve ruhsal yaşamdaki zorlamanın her biçimini gördü. Onun en büyük iddiası, pıhtılaşmış kurumları ve ruhsuz yazı yazmayı ortadan kaldırmayı seçmek oldu. Söylenen veyahut okunan olsun, sözlü ifadeyi savundu ve taraflar arasındaki görüşlerin onun temel eğitim aracına canlı bir dönüş yapmasıyla ilgili bir görüşme yaptı.

Kadın ve bilgisiz köylüler tarafından en saf haliyle kuşaktan kuşağa aktarılan bir anadilin önemini vurguladı.

Bir şair olarak sık sık, anlamı ve niyeti bir kehanet gibi karanlık ve belirsiz olan etkili imgelerdeki içeriği ve formu biraraya getirdi ve diğer zamanlarda, onun devrinden başka hiç kimseyle en yüce konularda basit ve anlaşılır şekilde konuşmayı başaramadı.

Bir politikacı olarak o, anti-otoriter bir tutuma karşı son derece gerçekçi ve her zaman ses veren birisi olabildi; devrim yerine barışçıl değişimi destekledi. Grundtvig ile birlikte uzlaşma kavramı, Danimarka siyasetinde ve toplumunda yaşam biçimi haline geldi. Hala Danimarka toplumundaki halk yüksek okullarında, kilise, parlamento ve kamuoyunun büyük kısmında etkili olan dini ve halk hareketlerini geride bıraktı.

Flemming Lundgreen-Nielsen, Gyldendal Leksikon

Editör, Çevirmen: Kübra YAVUZ
Ege Üniversitesi
İngilizce Mütercim Tercümanlık