Henrik Stangerup ( Danimarkalı Yazarlar )

Henrik Stangerup, 1937-98, romancı, gazeteci, deneme yazarı ve film yönetmeni olarak oldukça yönlü bir kariyere sahip oldu.

İlk romanı, zamanın yeni gerçekçilik (neorealizm) akımından etkilenmiş olduğu, Slangen i brystet (1969, Kalpteki Yılan); Pariste, yoldan çıkmış bir Danimarkalı gazeteci hakkındadır.

1970’lerde, romanları tartışmalı sosyal yorumlara yönelik bir dönüş aldı. Logn over logn (1971, Yalan Üstüne Yalan) tüm dünya nimetlerinden elini ayağını çekmeye dayanan, Stangerup’a göre günümüzün kültürel sol kanadını oluşturan Püritanizm ile bir yüzleşmedir. Manden der ville være skyldig (1973, Suçlu Olmak İsteyen Adam), sosyal devlete varoluşçu (egzistansiyalist) bir bakış açısından, bir saldırı niteliği taşır. Fjenden i forkøbet (1978, Düşmanını Yenmek), gerçek bir açıklıkla, bir yazarın yaşamındaki sanatsal ve kişisel krizleri konu alan, bir otobiyografik romandır.

Henrik Stangerup

Henrik Stangerup

İleriki yıllarda, Stangerup en önemli eserini, Søren Kierkegaard’ın estetik, ahlaklı ve dindar adamla ilgili düşüncelerinden esinlenerek, tarihi roman üçlemesini yazacaktır. Vejen til Lagoa Santa (1981, Lagoa Santa’ya Giden Yol), kendini etik ve ahlak konularına adamış bir filozof , Avrupa medeniyetine sırtını dönmüş ve Brazilya’ya yerleşmiş bir 19. y.y. natüralisti, P.W. Lund, hakkındadır. Det er svært at dø i Dieppe (1985, Baştan Çıkarıcı: Dieppe’de Ölmek Zor)’nin baş kahramanı ise 1850’lerin Paris’inde sefih (zevke, sefaya düşkün) bir hayat süren sanat aşığı ve eleştirmen P.L. Moller ‘dır.

Son olarak, dini konular, kitaba ismini veren karakter Brodar Jacop -Reformasyon nedeniyle sürgün edilmiş, Danimarkalı Franciscan mezhebine mensup bir adam- aracılığı ile betimlenmiştir. Brodar, en sonunda Hindistan halkı için korkusuz bir sözcü ve bir misyoner haline gelmiştir. Bu üçleme, Danimarka Püritanizm’ine Stangerup tarafından uluslararası perspektif ve formda renkli bir eleştiri getirir.

Stangerup filmlerinde, ülkeye birkaç uzayan misafirlikleri sırasında aşina haline geldiği Fransız kültüründen etkilenmiştir. Eserleri arasında en özgün olanı, Ludvig Holberg’in komedisi Erasmus Montanus (1731 yılında yayımlanmış)’u 17. y.y. Brezilya’sına taşıma çabası olan; Jorden er flad (1977, Dünya Düz)’dir.

Strangerup’ın yorumladığı, yoksul çocukluk çevresine dönen; kibirli, taşralı öğrenci öyküsü, Entelijensiya (aydınlar topluluğu)’nın yetiştikleri yerdeki insanlara yüz çevirmesi nedeniyle uluslararası alanda kabul görür hale gelmiştir.

Romanları ve filmleri gibi, Stangerup’ın kapsamlı deneme yazıları da onun uluslararası alandaki yerini ve her alandaki akli uygunluğa karşı uzlaşmaz tutumunu teyit eder niteliktedir.

Ama denemeleri, örneğin I flugtens tegn (1993, Kaçış Günümüzün Emri)’dekiler Kierkagaard gibi taşralı adamların keskin niteliklerini içerir, Strangerup’ın romanlarındaki baş kahramanlar gibi adamlar –edebiyatçı Georg Brandes ve film yönetmeni Carl Th. Dreyer- günün kültür çizgisine ayak uydurmak için oldukça şahsına münhasır ve dik başlıdırlar.

Søren Schou, Gyldendal Leksikon

Editör,Çevirmen: Ece Noya
İstanbul Üniversitesi
İngiliz Dili ve Edebiyatı