Dünyada diğer pek çok kültürle karşılaştırıldığında, Danimarka’nın toplumsal kuruluşları ve genel zihniyeti istisnai derece Hristiyanlık ile şekillenmiştir. Bir çok ülkeye nazaran, dinin Danimarka toplumuna daha sağlam yerleştiği ileri sürülebilir.

Fakat bugün uygulamada, Hristiyanlık en çok da doğum ve ölüm gibi törenlerde gündeme gelir. Yani İsveç başta olmak üzere diğer kuzey ülkelerindeki gibi, Danimarka da dinin ve Hristiyanlığın sosyal yaşamda sadece küçük ve çoğunlukla dolaylı bir rol oynadığı dünyanın en medeni ülkelerinde biridir.

Brenderup_church580

Uluslaşma ve Danimarka’nın Hristiyanlığı arasında ilişkiye dair program niteliğinde bir ifade M.S. 965 yılına dayanan “Danimarka’nın Doğum Belgesi” Jelling Yazılı Taşları’nda mevcuttur. Bu Runik Taş üzerinde, Kral Harald Bluetooth birbiriyle alakalı harika iki başarısını tanımlar:

“Danimarka ve Norveç’i kazanan ve Danimarkalılara Hristiyanlığı tanıtan Kral Harald, bu taşlar vasıtasıyla babası Gorm ve annesi Thyra’nın izini sürdü.”

Danimarka kilisesinin Protestan Lüteriyen olduğu ve devlete entegre olduğu 1536 Reformu sırasında olduğu gibi; enerjisi büyük ölçüde 20. yy Danimarka refah devletinin temellerini oluşturan kültürel, sosyal ve mesleki gelişmelerle mücadele etmek olan 1800’lerdeki dini canlanmalar sırasında da bu trend devam etti.

Hristiyanlığın Danimarka’daki eşsiz tarihi, insanların, devletin ve kilisenin ortak dayanışmasının diğer ülkelere göre Danimarka’da neden daha uzun ve güçlü şekilde yer aldığını açıklar. İhtilalin, sivil savaşın, askeri işgalin, kültürel mücadelenin, dini canlanmanın ve adeta tüm Avrupa ülkelerindeki göçün sonucu olarak meydana gelmesinden ötürü bu dayanışmada hiç duraksama olmamıştır. Bu durum, ilişkiyle ilgili tartışma olmadığı anlamına gelmiyor; fakat Protestan Lüteryen Kilisesinin Danimarka Halkının Kilisesi olduğunu ve bu nedenle devlet tarafından desteklendiğini ileri süren Danimarka Anayasasının 4. Maddesi için halk desteği mevcuttur. 2011 yeni hükumeti Danimarka Kilisesinin devlete daha esnek bir bağlılıkla daha bağımsız olması için uğraşıyor.

Günümüzde Hristiyanlık ve diğer dinler

Bugün Danimarka Kilisesi için devlet desteği en çok da yönetimsel özellik taşır. 1849 Anayasası vatandaşlara inanç özgürlüğü bahşettiğinden, Danimarka Kilisesi’ne üyelik bireyin gönüllülük esasına dayanır. 2012’de belirli bir dereceye kadar bir kurum gibi işleyen Danimarka Kilisesi’ne nüfusun neredeyse %80’i üye. Diğer dini toplumlar, tanınmış dinsel kurumlara yağılan bağışlar üzerinden vergilendirmeden muaf tutularak desteklenir.

Danimarka’nın sonraki en büyük dini grubu göçmenlerden ve İslami kökenli kişilerden oluşur. Nüfusun yaklaşık yüzde dördünün kökeni İslami kültüre dayanmasına rağmen bunların oldukça az bir kısmı gerçekten dini uygulayan Müslümanlardır. Globalleşme ve göç, Danimarka Kilisesi dışındaki Hristiyan ve Hristiyanlığa yönelik grupların gözle görülür şekilde büyümesine de neden olur. günümüzde bu rakam nüfusun yüzde üçüne tekabül eder. Ayrıca dibi bir bağlılığı olmayan yüzde 13 oranında bir kesim de vardır. Bu grup farklı şekilde; örneğin, Budizm ve Hinduizm inancına mensup bireylerden ama en çok da agnostikler gibi ladini bireylerden de oluşur. Danimarka Kilisesi üyeleri içinde de aynı inançlar yaygındır.

Danimarka’da temsil edilen çok sayıdaki inanç ile dini manzara son yıllarda oldukça çeşitlenmiştir. Fakat Ulusal Kilise’nin içinde olduğu kadar dışında da radikal dini grupların az ve küçük olması nedeniyle, genel tablo aynı kalmıştır. Aktif ateistler için de durum aynıdır. Buna rağmen, din hala politik atışmalara girme potansiyeline sahiptir; tıpkı 2005-06’da Muhammed çizgi filminde olduğu gibi. Söz konusu Arap girişiminde hükumet, Müslüman ülkeler ile olumlu ilişkiler kurmayı amaçlamaktadır. Ayrıca bu girişim Danimarka dini toplumu tarafından desteklenen dini diyalogların geçtiği projeler de içerir.

Hans Raun Iversen
Kopenhag Üniversitesi, Teoloji Fakültesi, Kilise Araştırmaları Merkezi Başkanı