Danimarka Avrupa’daki en eski devletlerden ve dünyadaki en eski krallıklardan biridir. Ayrıca şu anki hükümdar, Kraliçe Margrethe II –kendisi Nisan 1972’de tek başına hükümdar oldu- milattan sonra 900’lere ve Viking Kralı Gorm’a dayanan Avrupa’daki en eski hanedandan gelmektedir. Kraliçe, Danimarkalılar için olduğu gibi ziyaretçiler arasında da oldukça popülerdir. Büyük kraliyet festivalleri

Viking Kralı Gorm

Viking Kralı Gorm

esnasında binlerce insan Amalienborg Kalesi önündeki meydanda toplanıp bayraklar sallar, Kraliçe ve ailesine tezahürat yaparlar.

Danimarka dili Germen dil grubunun kuzey dalına ait olup diğer İskandinav dilleriyle büyük benzerlik taşır. Masalları İncil’den sonra en çok dile çevrilen Hans Christian Andersen, modern varoluşçuluğun öncülerinden teolog ve filozof Søren Kierkegaard ve “Benim Afrikam” ve “Babette’nin Şöleni” eserlerini kaleme alan Karen Blixen ünlü Danimarkalı yazarlardan bir kısmıdır.

Vikingler’den Lüterciliğe

Kraliçe Margrethe II

Kraliçe Margrethe II

Avrupa tarihinde Danimarka temel olarak milattan sonra 800’lü yıllarda Viking Dönemi’yle yer etmeye başladı, Danimarkalılar bu dönemde kiliseleri ve manastırları yağmaladıklarından kötü bir şöhret edindiler. 878 yılında Danimarkalılar İngiltere’nin kuzey ve güneyini fethetmişlerdi ve 11. yüzyılda Kral Canute (1014-35) şimdiki Danimarka, İngiltere, Norveç, güney İsveç ve Finlandiya’nın bir kısmını kapsamak üzere geniş bir krallığa hükmediyordu. Hristiyanlık 826 yılında Danimarka’ya geldi ve Canute’nin rejimi esnasında yayıldı ve krallık Canute’nin ölümünden sonra parçalara ayrılarak dağıldı.

13.yüzyıl boyunca II. Waldemar (1202-41) şimdiki Schleswig-Holstein, Pomerania, Mecklenburg ve

 I. Margaret (1387-1412)

I. Margaret (1387-1412)

Estonya’yı fethetti ve ülkesini Kuzey Avrupa’da büyük bir güç olarak tekrar kurdu. Fakat daha sonra soylular ve kral arasında iki tarafın da ülkeyi kontrol etmek istemesi sebebiyle sivil savaş başladı, bu sebeple II. Christopher (1320-32) soylular ve ruhban sınıfına, Hansa Birliği’nin Alman tüccarları tarafından tahrip edilen kraliyet gücünü daha da azaltacak büyük tavizler vermek durumunda kaldı. IV. Waldemar (1340-75) kraliyet otoritesini eski haline getirmeyi başardı ve kızı I. Margaret (1387-1412) Danimarka, Norveç, İsveç, Faeroe Adaları, İzlanda, Grönland ve Finlandiya’nın bir kısmını içeren Kalmar Birliği’ni kurdu. 1520’de İsveç ve Finlandiya ayaklandı ve 1523’de resmi olarak ayrıldı fakat birlik bunun dışında 1814’e kadar devam etti.

1448’de Oldenburg Hanedanı I. Christian ile tahta geçti. III. Christian’ın (1534-59) rejimi sırasında Reform arkasında yanmış kiliseler ve ayaklanmış sivil mücadeleyi bırakarak geçti. Savaş 1536’da şimdiye kadar güçlü olan Katolik Kilisesi’nin kovulması ve krallık tarafından yönetilen ulusal Lüteriyen Kilisesinin kurulmasıyla sona erdi.

 

Napoleon müttefiklikliğinde İsveç’le savaş, demokrasiye giden yol

Kral IV. Christian, 17. yüzyılın ilk yarısı boyunca hüküm sürdü ve vatandaşlarını İsveç’le talihsiz Otuz Yıl Savaşı’na sürükleyerek inanılmaz bir serveti heba etti. Bu süreçte Danimarka hem toprak hem de para, kral ise güvenilirliğini kaybetti. III. Christian’ın halefi Kral III. Frederick’in İsveç’e karşı kayıpları bundan daha da fazlaydı.

İsveç’e karşı girişilen savaşlar toprak kayıplarıyla sonuçlandı fakat Büyük Kuzey Savaşı (1700-21) Danimarka’ya, Baltıklarda tekrar bir miktar güç kazanma olanağı sağladı. 18. yüzyıl bunun dışında köleliğin yasaklanması ve toprak reformunu da içeren bir iç reform dönemiydi.

İngilizlerin 1801 ve 1807’de Kopenhag’a düzenledikleri saldırılar sonrası Napoleon Fransa’sıyla müttefik olan Danimarka, 1814’te Norveç’i İsveç’e ve Helgoland’ı İngiltere’ye bırakmak zorunda kaldı. 1848’de Schleswig-Holstein’de Prusya’nın ateşlediği ayaklanma isyancılar zafer kazanamadan sonuçlandı ama 1864’te Schleswig-Holstein ve Lauenburg Prusya ile yapılan yeni bir savaşta kaybedildi. Büyük toprak kayıplarına rağmen Danimarka 19. yüzyılda ekonomik olarak gelişti ve daha ileri reformlar yapıldı. 1849’da Kral VII. Frederick (1848-63) geniş çaplı sosyal ve eğitim reformları yanı sıra temsili bir hükümet kurulmasını sağlayan yeni bir yasa çıkardı.

 

Danimarka ve Almanya, daha fazla sosyal reform

Danimarka’nın başta Prusya olmak üzere güney komşularıyla ilişkileri anayasal gelişmelerde belirleyici rol oynadı. 1866’da, 1864 Prusya yenilgisi yüzünden Danimarka’nın önemli ölçüde azalan toprakları için yeni bir Anayasa kabul edildi. 1866 Anayasa’sı, 1849 Anayasa’sı tarafından tanınmış olan erkeklerin oy verme hakkıyla alakalı katı limitler içeriyordu.

1915 yılı, Birinci Dünya Savaşı sırasında (Danimarka bu süreçte tarafsız kaldı) anayasa reformu üzerinde geniş bir mutabakata varıldı. Genel seçim hakkı tanındı, dolayısıyla kadınlar ve hizmetçiler de oy hakkı kazandılar. 1849’dan beri tek seçim bölgesinde oy çokluğuyla yapılan seçimlere 1918’de bölgesel temsil ve bireysel seçmen çıkarmayı birleştiren yeni bir seçim sistemi getirildi. Savaş sırasında güç sahibi olan Sosyal Demokratlar ve Radikal Liberaller yüzyılın başından beri halk oylamasını uygulamaya koymak isteseler de 1915 Anayasası sadece anayasa değişikliği ile ilgili referandum için bir hüküm içeriyordu.

Birinci Dünya Savaşı’nın sonunda Kuzey Schleswig referandumla Danimarka’ya geri verildi ve Almanya’yla şimdiki güney sınırı belirlendi.

 

Kültürün çiçeklenmesi

Savaş sonrası Danimarka kültürü gelişmeye devam etti.

Carl Theodor Dreyer

Carl Theodor Dreyer

Uluslararası alanda en iyi tanınan Danimarkalı film yönetmeni Carl Dreyer (1889-1968) görselliği ve yaratıcı kapanışıyla iyi eleştiriler alan 1928 başyapıtı “La Passion de Jeanne d’Arc” olmak üzere birçok film çevirdi. Danimarka’nın en büyük bestecisi Carl Nielsen yaylı çalgılar dörtlüsünden operaya kadar 100’ün üzerinde eser yazdı; Nielsen son derece çarpıcı koro çalışması –ve muhtemelen 20. yüzyılın en iyisi olan klarnet konçertosu- “Funen’de Bahar Vakti” (Funen Nielsen’in doğum yeriydi) ve “Söndürülemeyenler” isimli dördüncü ve beşincileri en iyi bilinenler olan altı senfoniye imza attı.

Politik cephede (Hitler’in Almanya’da yükselmesiyle birlikte) temellerini özellikle ülkenin refahına dayandıran Büyük Sosyal Reformlar 1933 yılında getirildi.

 

İkinci Dünya Savaşı ve savaş sonrası kültür

İkinci Dünya Savaşı’nın başında, tarafsızlık açıklamasına rağmen Danimarka Almanya tarafından işgal edildi (9 Nisan 1940). 5 Mayıs 1945’te Almanlar teslim oldu ve ülke işgalcilerden kurtarıldı. İzlanda 1944’te tam bağımsız bir ülke oldu. Faeroe Adaları’na 1948’de özerklik verildi ve Grönland 1953’teki yeni yasa ile Danimarka’ya bağlandı ve daha sonra 1979’da Grönland’a da özerklik verildi.

Modern çağda Danimarka kültürü ileri doğru gitmeye devam etti. Danimarka sineması muazzam

Martin Andersen Nexø

Martin Andersen Nexø

“Babette’s Feast” ve Danimarkalı yazar Martin Andersen Nexø’nun kitabı “Pelle the Conqueror” adaptasyonu ile ilgileri üzerine çekti. Film yönetmeni Lars von Trier uluslararası beyazperdede Danimarkalı genç film yapımcılarının başını çekmektedir. “Miss Smilla’s Feeling for Snow” kitabıyla ünlü Peter Høeg Danimarka’nın en öne çıkan çağdaş yazarlarından biri. Kopenhag Kraliyet Tiyatrosu’nda performanslarını sergileyen Kraliyet Danimarka Balesi, tüm Avrupa’nın en iyisi olarak görülüyor.

Bu kültürel aktiviteler dışında ayrıca Danimarka, klas ve temiz hatları mimariden eşyaya ve gümüş işine kadar her şeye uygulanabilen endüstriyel tasarımda da lider.

 

Danimarka ve AB

Danimarka Avrupa Birliği’ne 1973’te katıldı. 1982’de, azınlık hükümetinin başında olan Muhafazkar Başbakan Poul Schlüter’le birlikte Danimarka, Avrupalı birleşmesine çok fazla önem verdi. Danimarkalı seçmenler Avrupa Topluluğu’nun Avrupa Birliği anlaşmasını (Maastrict anlaşması) 2 Haziran 1992’de reddettiler ama 18 Mayıs 1993’te yeni bir oylama turuyla referandum değiştirilmiş anlaşmayı onayladı.

 

KRONOLOJİ: DANİMARKA TARİHİ

787-1066 – Viking dönemi. Danimarka kralları Sveyn Forkbeard ve Büyük Canute şimdiki Danimarka, Norveç ve İngiltere’yi kapsayan bir Kuzey Denizi imparatorluğunu yönettiler.

950 – Harald Bluetooth kral oldu.

 965 – Harald vaftiz edildi ve sonrasında tüm Danimarkalıları Hristiyanlık’a döndürdüğünü iddia etti.

1202 – Muzaffer Valdemar: II. Valdemar dönemi Danimarka Krallığı ön sınırı Elbe ve Baltic’e kadar uzananınca güçlü zamanlar gördü

 1219 – Danimarka’nın ulusal bayrağı Dannebrog’un ilk kullanıldığı sene, bayrağın şimdiki görünümü ise (kırmızı arka planda beyaz haç) bundan 150 sene sonra kullanılmaya başlanmıştır.

 1332-1340 –  Pahalı ve kaybedilen savaşların sonucu olarak tüm vergiler alacaklılara verildi. Danimarka Hükümdarlığı hiçbir gelire sahip değildi ve kral tayin edilmemişti.

 1340 – Valdemar IV kraliyet otoritesini geri getirmeyi başardı.

 1386 – Büyük Hansa Savaşı: Yetmiş beş Hansa kasabası Sound boyunca Danimarka kalelerine saldırdılar.

 1397 – Norveç, İsveç ve Danimarka’yı bağlayan Kalmar Birliği’nin kuruluşu.

 1495 – İlk Danca kitap basıldı: Danimarka Kafiyeli Tarihi

 1520 – Stockholm katliamı: II. Christian İsveç Kralı oldu ve Kalmar Birliği’ni tekrar topladı fakat gücü elinde tutmak için her tür muhalefeti şiddete başvurarak bastırdı.

 1526 – I. Frederick Danimarka Kilisesi’nin bağımsızlığını ilan etti.

 1536 – Sivil Savaş: III. Christian paralı asker ordusunu Kopenhag’a doğru ilerletti ve vatandaşlar politik yollardan haklarını aramak umuduyla teslim oldular. Reform: Danimarka Kilisesi kralın başında olduğu Lütheran Devlet Kilisesi olarak tekrar tesis edildi.

 1563-70 – İskandinav Yedi Yıl Savaşı.

1660 – Danimarka, Bornholm adasını İsveç’ten geri aldı. Mutlakiyetçilik (verasete dayanan krallık formunda) getirildi.

 1801 – Lord Nelson Danimarkalıları Kopenhag Savaşı’nda bozguna uğrattı.

 1805n – Hans Christian Andersen doğdu.

 1814 – İflas eden Danimarka Norveç’i İsveç’e teslim etmek zorunda kaldı.

 1848 – VII. Frederick taç giydi.

1849 – Frederick VII -mutlakiyetçiliği yasaklayıp demokrasiyi getiren- Danimarka Krallığı Anayasal Kanunu’nu imzaladı.

 1864 – Prusya ve Avusturya Danimarka’ya savaş açtı ve dört gün içinde düşman güçlerinin askeri üstünlüğü dolayısıyla birlikler teslim olmak zorunda kaldı.

 1901 – Hiçbir hükümetin parlemento çokluğuna karşı yönetimde kalamayacağı yasası getirildi.

1914 – Birinci Dünya Savaşı başlangıcı, Danimarka tarafsız.

 1915 – Kadınlara Folketing (Danimarka parlementosu) için oy verme hakkı verildi.

 1933 – İşsizliğe, hastalığa ve yaşlılığa karşı tam kapsamlı sigorta sağlayan sosyal reform yapıldı. Tıbbi yardım ve yaşlı evleri de ayrıca ücretsizleştirildi.

 1940 – Danimarka 9 Nisan’da Nazi Almanya’sı tarafından işgal edildi.

1943 – Ekim ayında, 7,000 Danimarkalı Yahudi, Nazi güçleri tarafından tutuklama emirleri hakkında uyarıldı ve Sound üzerinden tarafsız İsveç’e kaçtılar.

 1945 – 4-5 Martta Nazi güçleri Birleşik Krallık’a teslim oldu.

 1948 – Danimarka Amerikan Marshall Plan’ını ekonomik yeniden yapılanma yardımı olarak kabul etti.

1949 – Danimarka tarafsızlık politikasını terk ederek Kuzey Atlantik Anlaşması Örgütü’ne (NATO) katıldı.

 1951 – Danimarka, Norveç, İsveç, Finlandiya ve İzlanda arasında Nordik (Iskandinav) Topluluğu kuruldu.

 1954 – Devlet tüm öğrenciler için finansal destek sağladı, ailelerinin geliri ne olursa olsun okumaları sağlandı.

1972 – II. Margarethe taç giydi.

 1973 – Referandumun ardından Danimarka Avrupa Topluluğu’na (AT) katıldı.

 1992 – Maastricht Anlaşması bir referandumla Danimarka halkı tarafından reddedildi.

 1993 – Yeni bir referandumla Danimarka için dört belirli maddenin çıkarıldığı Maastricht Anlaşması kabul edildi.