Kopenhag’daki Heykel Türkiye’yi Kızdırdı

Kopenhag’ın en yoğun meydanlarından birinde Ermeni Soykırımı’nı anma amacıyla yerleştirilmesi planlanan heykel Türk yetkilileri oldukça öfkelendirdi.

Ermeni Soykırımı’nın 100. yıldönümü sebebiyle Kopenhag’ın merkezine yerleştirilecek heykel yüzünden, zaten gergin olan Danimarka ve Türkiye ilişkileri iyice raydan çıkabilir.

Kopenhag’daki Heykel Türkiye’yi Kızdırdı

Kopenhag’daki Heykel Türkiye’yi Kızdırdı

‘The Draem’ (Danish Remembrance Armenian Empathy Messeger )olarak adlandırılan dokuz metre yüksekliğindeki heykel, 1,5 milyon Ermeni’nin Osmanlı İmparatorluğu tarafından öldürülmesinin üzerinden geçen 100 yılın simgesi olarak Mayıs ayında on günlüğüne Kultorvet meydanına yerleştirilecek.
Heykelin yerleştirilmesi için yapılan planlar, Kopenhag’daki Türkiye Büyükelçiğinin protesto etmesine yol açtı.

Büyükelçilik Politiken’e gönderdiği emailde, 1915 olaylarını ‘soykırım’ olarak tanımlayan bir heykelin, Kopenhag’ın en büyük meydanlarından birinde sergilenecek olmasından dolayı hayal kırıklığına uğradıklarını belirtti ve heykelin ahlaki olarak savunulamaz olduğunu ekledi.

Türkiye resmi olarak toplu öldürmelerin ‘soykırım’ olduğunu reddediyor. Avrupa Parlamentosu, Birleşmiş Milletler alt komitesi ve dünya çapında yirmiden fazla ülke soykırımı kabul ederken, Danimarka bunu soykırım olarak kabul etmiyor.

Dışişleri Bakanı Martin Lidegaard Politiken’e yaptığı açıklamada, ‘’Danimarka hükümeti trajik 1915 olayları hakkında sessiz kalmıyor fakat olayları resmen soykırım olarak da kabul etmiş değil. Bu ayrımı tarihçilerin yapması gerekir.’’, dedi.

Lidegaard heykel hakkında ayrıca yorum yapmayı reddetti ama Kopenhag’daki devlet memurları konu hakkındaki fikirlerini beyan etti.

Şehrin kültürden sorumlu belediye başkanı yardımcısı Danish People’s Partisinden Carl Christian Ebbesen, Türkiye’nin Danimarka’nın iç işlerine karışmaması gerektiğini söyledi.

Ebbesen Politiken’e yaptığı açıklamada, ‘’Türkiye Kopenhag’da yaptıklarımıza ve sahip olduğumuz ifade ve sanat özgürlüklerine karışmamalıdır.’’, dedi.

Danimarka ve Türkiye arasındaki ilişkiler Kürt televizyon kanalı Roj TV hakkındaki uzun süreli anlaşmazlıklardan dolayı ve Türkiye’nin tanınmış İslam karşıtı Lars Hedegaard’a suikast düzenlediğinden şüphelenilen bir adamı salıvermesi yüzünden gerilmiş durumda.

Danimarka şimdi kapatılmış olan Roj TV için yaklaşık olarak 140 milyon kroner toplayan ve teröre destek amacıyla para toplama suçuyla yargılanan on Kürt’ü serbest bıraktı. Toplanan paralar Avrupa Birliği ve Amerika tarafından terör örgütü olarak kabul edilen militan bölücü grup PKK ‘yı finanse etme amacıyla kullanıldı.

Kopenhag Bölge Mahkemesi’nin kararına göre davacı taraf davalıların Roj TV’ye yaptıkları katkının dolaylı yoldan PKK’ya gittiğini bildiklerine dair yeterli kanıtı oluşturamadığından, sanıklar Ekim ayında beraat etti. Türk yetkililer karar karşısında altüst oldu ve Danimarkalı meslektaşlarından açıklama talep etti.
Bu sırada Danimarkalı yetkililerse, Türk yetkililerin ünlü Danimarkalı İslam karşıtı Lars Hedegaard’a suikast düzenleme teşebbüsünde bulunan şüpheliyi Ekim ayında salıvermesi yüzünden çok öfkeliydi.
Danimarka Ekim ayında Şubat 2013’te Hedegaard’a suikast düzenlemekle suçlanan Lübnan asıllı Danimarka vatandaşı 27 yaşındaki B.H’nin serbest bırakılmasını doğrulamak için Türkiye’ye bir delegasyon gönderdi. Heyet şüphelinin neden serbest bırakıldığına dair resmi bir açıklama yapılmadan ülkeye geri döndü.

Bazı raporlar B.H’nin, terör örgütü Işid ile tutuklu değişiminin bir parçası olarak serbest bırakıldığını belirtti.

Danimarka Adalet Bakanı Mette Frederiksen, salıverilme olayını ‘’tamamen mantık dışı’’ olarak nitelendirdi.

Danimarka’nın en çok göç aldığı grup Türk vatandaşları olmak üzere, Danimarka’da yaşayan tüm göçmenlerin yüzde 9,8’ini Türk kökenli göçmenler oluşturuyor.

Editör, Çevirmen : Dilara Baytekin
Hacettepe Üniversitesi
İngilizce Mütercim Tercümanlık