Danimarka sahip olduğu tarih vesilesiyle birçok efsaneye tanıklık etmiş bir ülkedir. Tarihi oldukça eskilere dayanan bu ülkenin geliştirdiği kültür de ona göre şekillenmektedir.

 

Dansların Özellikleri

Danimarka dansları ülkenin tarihi ve kültürel yapısıyla sıkı bir ilişki içerisindedir. Daha çok ülkede yer alan köylerde ve kentlerde bugüne dek uzanan geleneklerden, popüler inançlardan, halk hikâyelerinden, efsanelerden esinlenilebilerek oluşturulmuş bir dans kültürü mevcuttur. Bu gelenekler kuşaktan kuşağa aktarılarak bugüne dek gelmiştir. Bu geleneğe olan ilgi özellikle 19.yy Danimarka’sında ulusal bir bilinçle daha da artmaya başlamıştır. Tüm bu danslar ülkeyi boylu boyunca gezen araştırmacıların gözlemleriyle ortaya çıkarılmıştır. Köylere dek uzanan bu yolculukta araştırmacılar birçok halk hikâyesine, şarkılara, deyişlere ve yöresel kıyafetlere ulaşmışlardır. Folklor bugün Danimarka’nın yerel geleneklerin, şarkılarını, danslarını temsil eden ulusal bir miras olarak oldukça önemsenmektedir.

danimarka-danslari

Bugünün Danimarka dansları ulusal mirasa yeniden duyulan ilgi ile 20.yy dolaylarında şekillenmeye başlamıştır. 1901 yılında Kopenhag’da kurulan Foreningen til Folkedansens Fremme ile ülke boyunca yerel danslar temsil edilmeye başlanmıştır. Bugün yaklaşık 12,000 yerel dansçı yaklaşık 219 yerel oluşumda dans icra etmektedir. Ülkenin geleneksel kostümlerinin sekilmesinde özellikle 1750 ile 1900 arasındaki dönemde yapılan ev yapımı elbiseler büyük rol oynamıştır. Bu folk dansları birçok mitolojik hikâye ve karakterden esinlenilerek oluşturulmuştur. Çeşitli yaratıklar, cinler, troller bunların arasındadır. Özellikle “nisse” Danimarka folklöründe efsanevi bir karakter olarak bilinmektedir. Geleneksel olarak her çiftlikte kendi “nisse” sine sahiptir.

17. ve 18 yüzyıllarda müzik ve danslar sadece yasal olarak belirlenmiş alanlarda, aile topluluklarında, yerel festivallerde ve kiliselerde gerçekleştirilmekteydi. 17.yy’dan sonra ise çevre ülkelerle de etkileşime giren ülke bugün birçok dans çeşidini ortaya çıkarmıştır. Giyilen kıyafetler de bölgeden bölgeye farklılıklar göstermeye başlamıştır. 19.yy’ın ortalarına doğru hem geleneksel kostümlerin hem de dansların nesli tükenmeye başlamıştır. Lakin 20.yy başlarında oluşmuş ulusal bilinçle bu danslar yeniden yorumlanmaya başlanmıştır.

Dansların özelliklerine baktığımızda ise birçok versiyon görebilmekteyiz. Çift danslarında bir kız ve bir erkek sahnededir. Daire danslarında ise herkes dans eder ve büyük bir daire oluştururlar. Bu büyük danslar herkesin dâhil olduğu dans grubuna girer. Müzik ve dans festivalleriyle ünlü olan ülke bugün de bu geleneğini devam ettirmektedir. Yıl boyu düzenlenen festivallerde birçok insan görev almaktadır. Dünyanın dört bir yanından gelenler müthiş bir festival keyfi yaşamaktadır.

Geleneksel dans yorumlarının yanında bugün birçok grup popüler müzik de yapmaya başlamıştır. Bazı folk metal gruplarına baktığımızda ise eski mitolojik öğeleri yakalamak oldukça kolaydır. Gerek grupların giydikleri kıyafetler olsun gerek kullanılan müzik tınıları bizlere adeta eski çağlardan bir müzik zevki yaşatırlar. Sahip oldukları mitolojik figürleri gerek danslarında gerekse müziklerinde kullanan bu tarz gruplar birçok festivale ve yarışmaya da katılmaktadır.