Danimarka’nın başkenti Kopenhag; mimarisi, su kanalları, bisiklet turları, sarayları ve limanlarıyla tam bir turist cenneti. Eğer bu kenti gezmek istiyorsanız araba kiralamak zorunda değilsiniz. Çünkü belediyenin turistler için ücretsiz bisiklet hizmeti yeterli olacaktır.

Refah seviyesi çok yüksek olan Danimarka başkentinde bizlere tam bir görsel şölen yaşatıyor. Unutulmaz bir tecrübe yaşayacaksınız.

kopenhag

Büyüleyici Kopenhag Turu öncesinde sizi harika bir mutfağın beklediğini bilin. Hizmet sektörü çok gelişmiş bir ülke olan Danimarka’nın ünlü tereyağlı sandviçi Smore Brod’u her yerde bulabileceksiniz. Muhteşem tadının hafızanıza kazınacağına eminim. Bunun dışında balık yemekleri geniş bir yelpazeye sahip. Balina eti ile yapılan yemekler dahi karşınıza çıkacak. Yeni tadlara açık iseniz Kopenhag büyük fırsat.

Kültür şehri Kopenhag’ da nereleri gezmelisiniz?

Ünlü masalcı Andersen’in doğduğu bu kent ne tarafa baksanız size masal gibi görüntüler sunuyor. Sanki bir tarih kitabında geziyor gibi hissedeceksiniz. Kopenhag’da 60’ın üstünde müze, sanat galerisi gezebilir, Neo Klasik mimari örnekleriyle mest olabilirsiniz. Hangi mevsimde giderseniz gidin su kanallarını seyretmeye doyamayacaksınız. Kışın buzlanan kanalların görüntüsü sizi mest edeceği gibi bahar ya da yaz mevsiminde kanal turları yapabilirsiniz. Bugün en keyifli kafelerin ve restaurantların varoldu Nyhavn Limanı Danimarka’lı askerlerin 2 yılda kazarak açtığı bir kanal. Bu liman yıllar boyunca tüccarlara hizmet verdiği gibi bir dönem Kopenhag gece hayatının vazgeçilmezi olmuş. Andersen’in evinide görebileceğiniz bu limanı mutlaka ziyaret etmelisiniz.

Kopenhag Turu için en doğru adreslerden biri saraylar. Amelianborg Sarayı günümüzde Kraliçe II. Margerethe’nin yaşadığı Kral V.Frederick’in emriyle yaptırılmış muhteşem bir saray. Askerlerin nöbet değişimine rast gelmenizi öneririm.

Kopenhag Borsa binasının sizi şaşırtıp hayran bırakacağına eminim. Bu binanın çatısı 4 ejderha ayağının dönerek birbirine geçmesinden oluşmuştur. 16.yüzyılın sonlarında yapılan bina günümüzde ticaret bakanlığının emrinde.

İki futbol sahası büyüklüğünde Opera binasını görünce Danimarka ‘lıların sanata olan düşkünlüklerini anlayacaksınız. 1800 kişi kapasitesi olan bu bina muhteşem görünüyor.

1843 yılında yapılan Tivoli bahçelerinde yapay göller, harika kafeler, barlar bulabilirsiniz. Bu bahçede sayısı 1000’i bulan ağaç ve 400,000 çiçekle tanışacaksınız. Tivoli bahçeleri sadece yaz aylarında hizmet vermekte. Christmas döneminde ise bir haftalığına kapılarını açarak jest yapıyor.

Danimarka’lılar sanata, edebiyata,felsefeye düşkün. Devasa bir kütüphaneleri var. Kütüphane Christianborg Sarayının bahçesinde ve filozof Soren’in heykeliyle süslü. Ünlü Danimarka’lı filozof Soren; sevdiği kadının terketmesiyle yazmaya başlamış ve yazdıkları günümüzde dahi felsefeye yön vermekte. Christianborg Sarayı’na gelince dilinizin tutulacağı bu saray tam bir sanat eseri. 12.yüzyıldan bu yana Danimarka yönetiminde rol sahibi. Şu sıralar Parlemento binası olarak kullanılıyor. İç avlusu ve bahçesi hayranlık uyandıran bir düzenlemeye sahip.

Bu mimari harikalar sizi olağanüstü bir kentin büyüsüne kapılmaya davet ediyor. Fakat alışveriş de yapmak isteyeceğinize eminim. bunun için kent merkezinde 1 km uzunluğunda Stroget caddesini atlamayın derim.

İyi eğlenceler